Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12413 E. 2013/1944 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12413
KARAR NO : 2013/1944
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yaruşağı Köyü 104 ada 15, 107 ada 11, 108 ada 11 ve 111 ada 31 parsel sayılı, sırasıyla 78837,32 m2, 14324,85 m2, 6309,84 m2 ve 11825,35 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, 104 ada 15, 107 ada 11 ve 111 ada 31 sayılı parselle, davacı …, 104 ada 15 parsel davacı …, 104 ada 15 ve 108 ada 11 parseller için zilyetlik iddiasıyla ayrı ayrı dava açmıştır. H.U.M.K.’nun 45.maddesi gereğince davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece davacı …’ın davasının reddine, …’ın davasının kabulü ile dava konusu 104 ada 15 sayılı parselin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda (A) ile gösterilen 2159,38 m2’lik kısmının yeni parsel numarası verilerek … adına tapuya tesciline, …’un davasının kısmen kabulü ile 104 ada 15 sayılı parselin, fen bilirikişi … tarafından düzenlenen 26.06.2007 tarihli raporda (A) ile gösterilen 1700 m2’lik kısmı ile 108 ada 11 sayılı parselin (B) ile gösterilen 3108,91 m2’lik kısmının … adına tapuya tesciline, 108 ada 11 parselin kalan ve (A) ile gösterilen 3200,93 m2 kısmı, 104 ada 15 parselin kalan 2159,38 m2’lik kısmı ile 107 ada 11 ve 111 ada 31 parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş; davalı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2009 tarih ve 2009/16936 E., 2009/19275 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle, “Mahkemece, temyize konu 108 ada 11 ve 104 ada 15 sayılı parseller üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davalı Hazinenin çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası karşısında taşınmazların, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve orman sayılan yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu yöntemince kanıtlanmalıdır. Taşınmazlar, ham toprak niteliği ile tesbit gördüğüne ve 108 ada 11 sayılı parselin sınırında orman bulunduğuna göre, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmalıdır.
Yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, usulünce zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 108 ada 11 nolu parselin üzerinde geven bitki örtüsünün bulunduğu, bitişiğindeki orman parseli ile bütünlük içinde
olduğu, davacı … yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının bulunmadığı, 104 ada 15 nolu parsel yönünden davacıların davalarını ispatladıkları, talep edilen bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, 108 ada 11 nolu parselin tespit gibi tesciline, 104 ada 15 nolu parselde davacı …’un dava konusu yaptığı (A) ile gösterilen 1700 m2 yüzölçümlü bölümünün adına tesciline, davacı …’ın dava konusu yaptığı 2007/17 E sayılı birleşik dosyaya ibraz olunan fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2159,38 m2 yüzölçümlü bölümün adına tesciline, geriye kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından 108 ada 11 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.