YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12415
KARAR NO : 2012/12209
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden ve giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli Ahmetpınar köyü, 166 sayılı parsel (725 m²) 1985 yılında yapılan tapulama sırasında değirmen ve bahçe niteliğinde davalılar adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/06/2010 tarih ve 7183 – 8018 sayılı bozma kararında özetle “Taşınmaz hakkında kesinleşen orman sınırında kaldığı savıyla açılan davanın kabulüne karar verilmişse de davalı tapu maliklerinden … ‘nun 27/02/2001 tarihinde davadan önce öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı, ancak müşterek mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı, ölen paydaş yönünden davanın reddi, diğerleri hakkında kabulünün ormanlar hakkındaki yasal ve anayasal düzenlemeye aykırı olacağı, bu nedenle ölen paydaşın mirasçıları hakkında ayrı bir dava açılması için yönetime imkan tanınması ve açılırsa davaların birleştirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan ve davalar birleştirildikten sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra 06/07/2006 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Hükmüne uyulan bozma ilâmına göre, … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince harcın davalılardan tahsiline hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2 ve 3. paragraflarının hükümden çıkarılarak, yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince tüm harç ve yargılama giderlerinin davacı yönetim üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 07.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.