YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12419
KARAR NO : 2013/3929
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Pozantı İlçesi, Fındıklı Köyü 109 ada 255 parsel sayılı 5743,69 m² yüzölçümlü taşınmaz, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen ek 4 madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarında orman niteliğiyle, beyanlar hanesinde kullanım durumu belirtilmeden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, 12.05.2010 havale tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın müvekkilinin kullanımında olduğu, tarım arazisi niteliğinde bulunduğu iddiasıyla tarım arazisi olarak davacı adına tesbit ve tescili istemiyle asliye hukuk mahkemesine dava açmıştır.
Mahkemece, kadastro tutanaklarının askı ilan süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece, taşınmazın orman tahdidi içinde bulunduğundan davanın REDDİNE ve dava konusu taşınmazın tesbit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen ek 4 madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarına itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/2 maddesine göre görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesi gerektiği ve görevsizlik kararı sonucu davanın görevli mahkemeye gönderilmesi ve bu mahkemece davaya devam edilmesi halinde devam eden tek bir yargılama nedeniyle tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken görevsizlik kararı veren mahkemece vekâlet ücretine hükmedildiği gözetilmeden, mahkemece ikinci kez vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 6. bendinin “6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 1.200,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “Davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına görevsizlik kararı ile aktarılan davalarda H.M.K.’nun 331/2. maddesi uyarınca davanın devam etmesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince ret sebebinin ortak olması nedeniyle tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden ve görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından vekâlet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle yeniden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.