YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12529
KARAR NO : 2013/1946
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … ve … ile davalılardan Hazine, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, dava konusu … Köyü 125 ada 39 ve 42, 123 ada 103 nolu sırasıyla 5338,39 m², 107566,98 m2 ve 14069,32 m² yüzölçümlü parseller, sahipsiz olduklarından söz edilerek çamlık niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir. 125 ada 65 nolu 7025,68 m² yüzölçümlü parsel, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına; 125 ada 66 nolu 20359,10 m² yüzölçümlü parsel, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına; 125 ada 48 nolu 5355,32 m² yüzölçümlü parsel, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, eski tapu kaydı ve vergi kayıtlarına dayanarak, 125 ada 39 nolu parselin tamamının, 125 ada 42 nolu parselin tahminen 6000 m2 yüzölçümlü bölümünün, 123 ada 103 nolu parselin tahminen 5000 m² yüzölçümlü bölümünün, kendi adına tesbit edilen 125 ada 40, 60 nolu ve 123 ada 104 nolu parsellere ilave edilmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı …, zilyetliğe dayanarak, 125 ada 48 nolu parselin tahminen 5000 m² yüzölçümlü bölümünün, 125 ada 42 nolu parselin tahminen 3000 m2 yüzölçümlü bölümünün kendi adına tesbit edilen 125 ada 49 nolu parsele ilave edilmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı …, zilyetliğe dayanarak, mirasen intikal eden taşınmazın yıllar önce yapılan taksime göre kullanılırken, kadastro sırasında 125 ada 66 nolu taşınmazın batı bölümünde kalan yer ile 125 ada 42 nolu parselin içinde kalan tahminen 8-9 dönüm miktarındaki taşınmazlarının sınırlarda yapılan yanlışlık sonucu bu parseller içinde tesbit edildiklerini ayrıca, kendileri adına tesbit edilen 125 ada 63, 64 ve 65 nolu taşınmazlardaki taksimle oluşan sınırlara riayet edilmeyerek farklı sınırlar ihdas edildiğini, yine, 125 ada 42 parselin sınırları içine kadim yolun da dahil edildiğini iddia ederek, belirtilen taşınmazlar içinde kalan yerlerin ifraz edilerek, taşınmazların tamamının taksim gereğince oluşan fiilî sınırlara göre tesciline ve 42 nolu parsel içindeki yol bölümünün tescil harici yol olarak haritasında gösterilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı … Yönetimi, 125 ada 42 nolu parselin bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını iddia ederek, 146 ada 1 nolu orman parseline ilave edilmek suretiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; 125 ada 39 ve 42, 123 ada 103 nolu parsellerin orman tahdit hattının sınırında ve eylemli orman oldukları ve 125 ada 48 ve 66 parseller yönünden kadastro sırasında hatalı sınır uygulaması yapıldığı gerekçesiyle, davacı …’ın dava konusu yaptığı 125 ada 39-B ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddi ile parselin kadastro tesbitin iptaline
ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 125 ada 42-B bölümüne yönelik açtığı dava ile davacı …’ın dava konusu yaptığı 42-C ile gösterilen bölüme yönelik davaların esastan, …’ın 42-A bölümüne yönelik davasının feragat nedeniyle reddine ve davacı … Yönetiminin bu parsele yönelik davasının kabulü ile 42 nolu parselin kadastro tespitin iptaline, davacı …’ın 123 ada 103-A bölümüne yönelik davasının reddi ile 103 nolu parselin kadastro tespitin iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davacı …’ın dava konusu yaptığı 125 ada 66-A ile gösterilen 8751,08 m² yüzölçümlü bölüme yönelik davanın kabulüne ve 125 ada 65 nolu parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tesciline, kalan 66-B bölümünün tesbit maliki …’ın mirasçıları adına tesciline, davacı …’ın dava konusu yaptığı 125 ada 48-B ile gösterilen 2851,42 m² yüzöyçümlü bölümüne yönelik davasının kabulü ile 125 ada 49 nolu parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tesciline, kalan 48-A bölümünün tesbit maliki … adına tesciline, 125 ada 63 ve 64 nolu parsellere yönelik usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verillmesine yer olmadığına, dava konusu olmayan 125 ada 63, 64 ve123 ada 104 nolu parsellerin kadastro tutanaklarının olağan yollardan kesinleştirme işlemlerinin yapılması için kadastro müdürlüğüne iadelerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından 125 ada 39-B, 42-B ve 123 ada 103-A ile gösterilen bölümlere yönelik olarak; davacı … ile davalılar … ve … tarafından, 125 ada 42-C ile gösterilen bölüme yönelik olarak; davalı … tarafından da 125 ada 39, 42, 123 ada 103 nolu parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporuna göre, temyize konu 125 ada 39 nolu parselin 39-B, 125 ada 42 nolu parselin 42-B, 42-C, 123 ada 103 nolu parselin 103-A ile gösterilen bölümlerinin, resmî belgelere ve eylemli duruma göre orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, gerçek kişilerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; davacı … Yönetimi tarafından sadece 125 ada 42 nolu taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddia edilerek dava açıldığına, incelenen dosya kapsamına, toplanan delillere ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda temyize konu 42 nolu parselin orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, Orman Yönetiminin davasının reddine ve temyize konu diğer orman niteliği ile tescile karar verilen 125 ada 39 ve 123 ada 103 nolu parsellerle birlikte tesbit gibi Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, gerçek kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 125 ada 39, 42, 123 ada 103 nolu parsellere yönelik olarak BOZULMASINA 26.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi