YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12546
KARAR NO : 2012/12504
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2007 yılında yapılan ve 25.04.2007 ilâ 24.05.2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen kadastro sırasında .. 500 ada 1 parsel sayılı 619 hektar 1950,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, Mart 292 tarih 23 sıra nolu yoklama kaydına dayanarak Arıt Beldesinde 2007 yılında ilk kez yapılan orman kadastrosu sırasında . mahallesi Meşelik sırtı mevkiindeki tapulu taşınmazının 500 ada 1 parsel sayılı orman parseli içine alınması işleminin yanlış olduğu iddiasıyla, bu yere ait sınırlamanın iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması konusunda davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve Orman Yönetimini zorlayıcı dava açamayacağı gerekçeleriyle herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan kesinleşmiş orman kadastrosuna itiraz ve tapu iptal, tescil niteliğindedir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 25.04.2007 ilâ 24.05.2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmıştır.Davacı gerçek kişi 2007 yılında ilân edilerek kesinleşen 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış orman kadastrosunda 500 ada 1 parsel sayısı ile tesbit edilen orman parseli içinde Mart 292 yoklama tarih, 23 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kalan bir parça taşınmazının kaldığı iddiasıyla, bu davayı açmıştır. Bu haliyle davanın, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde belirlenen orman kadastrosuna itiraz davası olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece dava, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması konusunda davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve Orman Yönetimini zorlayıcı dava açamayacağından söz edilerek esasa girilmeden davanın reddine karar verilmiştir.Gerçekten 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesinde, “… Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde “(26.04.2012 tarih ve 28275 sayılı R.G.de yayımlanan 6292 sayılı Kanunun 13. maddesiyle bir ay şeklinde değiştirilmiştir.) … Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü ile hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.” hükmü mevcuttur. Ancak; sözü edilen fıkranın devamında “Tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur.” hükmünün bulunduğu, somut olayda davacı gerçek kişi tapu kaydına dayanarak dava açtığına göre, yukarıda belirtildiği gibi tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmü dikkate alınarak davacı gerçek kişinin davasının esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan yersiz gerekçeler ile … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.