Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1261 E. 2012/6899 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1261
KARAR NO : 2012/6899
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ve davalı kayyımı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Çınarcık ilçesi, …. mevkii 2151 ve 2188 parsel sayılı taşınmazlar davalı adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların kısmen kesinleşen tahdit içinde kaldığı, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne; 2151 parselin (A) bölümünün (194 m2); 2188 parselin (B) bölümünün (1122 m2) tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı kayyımı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil, el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1965 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 22.02.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, toplanan delillere ve bilrkişi raporuna göre 2151 sayılı parselin (A), 2188 sayılı parselin (B) bölümlerinin, 3116 sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı anlaşıldığına göre, davalının bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece kesinleşen orman kadastro haritası uygulamasına dayalı araştırma ve inceleme sonucu çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenerek yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi raporundan taşınmazın tamamında eğimin % 35 civarında ve orman ağacı kaplı olması nedeniyle eylemli orman niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak; tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de; bu sınırlandırmada 4785 sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Zira, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, orman olarak sınırlandırılan alanların bu niteliğini kesinleştirmekle birlikte orman sınırları dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup
olmadığının 4785 ve 5658 sayılı yasalar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.
O halde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, Ziraat uzmanına taşınmazın bitki örtüsü, toprak yapısı, üzerindeki ağaçların sayısı, yaşı, taşınmazdaki dağılımı, kapalılık oranını gösteren bilimsel verilere dayalı rapor hazırlattırılmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre hangi bölümlerinin devlet ormanı niteliğinde olduğu belirlenmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalı tarafın esasa ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2151 sayılı parselin (B) ve 2188 sayılı parselin (A) harfli bölümlerine ilişkin olarak BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 09.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.