YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12786
KARAR NO : 2012/12541
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçısı … ile davalı … ve davalı … mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında… Köyü 113 ada 3 parsel sayılı 45327,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliğiyle 5/40’ar hissesi … ve …, 15/40’ar hissesi … ve … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın 30 dönümlük hissesinin murisleri …’ten kaldığı iddiasıyla tespitin iptali ve mirasçılar adına tespit ve tescili, davacılar…ve … ise taşınmazın 1/3 hissesinin kök murisleri …’a ait olduğu iddiasıyla tespitin iptali ve mirasçılar adına tesbit ve tescili istemi ile ayrı ayrı açılan davalar mahkemece birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama sırasında Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, gerçek kişilerin davanın reddine, katılan … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu taşınmazın tesbit tutanağının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … mirasçısı … ile davalı … ve davalı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline karar verilmesi gerekirken tutanağın iptaline karar verilmiş olması ve karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen
geçici 11. maddesine göre “Bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci satırında yer alan “Tesbit tutanağının” kelimeleri hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “kadastro tesbitinin” kelimelerinin yazılması ve hükmün 5., 6. ve 8. numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 5 numaralı bend olarak ” 5- 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/ A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; katılan … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davacı ve davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, 12/11/2012 günü oybirliği ile karar verildi.