YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12793
KARAR NO : 2013/1927
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 159 ada 1 nolu 1067,05 m2 yüzölçümlü parsel, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tapu kaydına dayanarak taşınmazın murisinden mirasçılarına intikal ettiğini, ham toprak olmadığını iddia ederek murisi ya da mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 159 ada 1 nolu parselin fındık bahçesi niteliği ile Cemal Selim mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Her ne kadar mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı gerçek kişi 21 adet tapu kaydı ibraz ederek, tapuya dayalı olarak dava açtığı halde, davacının dayandığı tapu ya da tapular belirlenmek suretiyle mahallinde uygulanmamış, çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı ve kapsamı belirlenmemiştir. Uzman ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın üzerinde bakımsız fındık ağaçları ile kendiliğinden yetişmiş kestane ve diğer ağaç türlerinin serpili halde bulunduğu, ağaçların fındık ocaklarını örtmüş durumda olduğu belirtildiği halde, taşınmazın kullanım durumu ve zilyetliğin terkedilip edilmediği usulünce araştırılmamış, taşınmazın sınırında orman olduğu halde orman araştırması yapılmamıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma
olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmakta ise, orman kadastrosu ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, yine, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, davacıdan hangi tapu kaydına dayanıldığı da sorularak, dayanılan tapu kaydının revizyon durumu araştırılarak, mahallinde yerel bilirkişiler yardımıyla uygulanarak kapsamı belirlenmeli, uygulama, komşu parsel tutanakları denetlenmeli, fen bilirkişiden keşfi izlemeye olanak sağlayan denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve tapu kaydının da uymadığı belirlendiği takdirde, bu kez, ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlik tanıkları dinlenerek, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığının, taşınmazın terk edilip edilmediğinin araştırılarak bu yolda rapor alınmalı; toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.