Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12857 E. 2012/14002 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12857
KARAR NO : 2012/14002
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Sinap Köyü, 101 ada 4, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 2197.42 m², 4090.44 m², 4432.41 m², 5500.60 m² ve 20862.02 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 101 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların öncesinin orman olduğu, zilyetlik koşullarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Davacı …, taşınmazların kök muris … …’e ait olduğu, taksimle annesi … … e kaldığı, annesinin de taşınmazların 1/2 hissesini ….’e sattığını iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece; … ’in davasının reddine, Hazine’nin davasının kısmen kabulü ile dava konusu 101 ada 4 sayılı parselin (B) işaretli 577,28 m2 bölümünün kadastro tesbitinin iptaliyle … niteliği ile Hazine adına, (A) işaretli 1620,14 m2 bölüm ile diğer parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1977 yılında orman kadastrosu, 1995 yılında aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmıştır.
1) Davacı Hazinenin, dava konusu 101 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 101 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerekmiştir.
2) Dava konusu 101 ada 4 sayılı parsele yönelik temyiz itirazına gelince;
Davacı …, ırsen intikal ve miras payı iddiasıyla 101 ada 4, 6, 7, 8 ve 9 sayılı parseller hakkında kadastro tesbitine itiraz davası açmış; Hazine ise, orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla 101 ada 7, 8 ve 9 sayılı parseller hakkında dava açmıştır. Davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda mahkeme; diğer parsellere ilişkin Hazine ve …’nin davasının reddine, 101 ada 4 sayılı parsel yönünden Hazine’nin davasının kısmen kabulüne karar vermiştir. Oysa ki, yukarıda da belirtildiği üzere Hazine, 101 ada 7, 8 ve 9 sayılı parseller hakkında dava açmış olup, 101 ada 4 sayılı parsele ilişkin bir davası bulunmadığı gibi, birleştirmeden sonra da bu parsele yönelik bir müdahalesi bulunmamaktadır. H.Y.U.Y.’ nın 74. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca mahkemeler istemle bağlıdır. İstem dışında karar verilemez. Dava konusu 4 sayılı parsel hakkında Hazine’nin açılmış bir davası olmadığı halde, bu parsel yönünden Hazinenin davasının kısmen kabulü şeklinde kurulan hüküm isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin dava konusu 101 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONAMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; dava konusu 101 ada 4 sayılı parsel yönünden usul ve yasaya aykırı olan hükmün kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle resen BOZULMASINA 06/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.