Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1303 E. 2012/6692 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1303
KARAR NO : 2012/6692
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman ve arazi kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.06.2009 tarih, 2009/8120 E., 2009/10879 K. sayılı bozma kararında özetle; [Çekişmeli Şişli köyü 136 ada 1 numaralı parsel yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırması sırasında kadastro ekiplerince 18762,98 m2 yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Yapılan bu sınırlandırmaya İsmet Yavuz ve İlyas Yavuz tarafından itiraz edilmiş ve kadastro komisyonunun 02.06.2008 tarihli kararı ile itirazın kabulüne ve (A) ile gösterilen 17804,50 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına, (B) ile gösterilen kısmın tarım arazisi olması nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu parselin (A) harfi ile işaretli yer dışında kalan bölümün orman parseli dışına çıkartılarak, bu bölümle ilgili tespit tutanağı iptal edilmiş sayılır. Mahkemenin 2008/376 (Dairenin 2009/8118) sayılı dosyasına gönderilen Kadastro Müdürlüğünün yazısında belirtildiği gibi, dava konusu olan bölüm hakkında tarım arazilerinin kadastrosu yapılırken hak sahipleri adına tespit tutanağı düzenlenip, davalıdır şerhiyle mahkemeye gönderilecektir. Orman Yönetiminin dava konusu ettiği alan 02.06.2008 tarihli kadastro komisyon kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan ve komisyon tutanağına ekli krokide (B) ile gösterilen alandır .
Dava, kadastro komisyonu kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan (A) ile gösterilen alan dışında kalan bölümün yeniden orman sınırı içine alınarak orman niteliğiye Hazine adına tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz bu işlem sırasında orman sınırları içinde bırakılmış ancak daha sonra kadastro komisyonu tarafından orman sınırları dışına çıkarılmış bırakılmış, henüz kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiştir.
Mahkemece dava edilen taşınmazın kadastro komisyon kararında (A) ile gösterilen 17804,50 m2 yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen kısım olarak değerlendirilerek davanın sıfat yokluğundan reddine ve Şişli köyü 136 ada 1 numaralı parselin 17804,50 m2 yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmişse de, bilindiği gibi halen yürürlükte olan yasalarımıza göre orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Yasası hükümlerine göre yapıldığı gibi 3402 sayılı Kadastro Yasası hükümlerine göre de yapılmaktadır.Yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tespit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “Olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro Mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı Çevre ve Orman Bakanlığının ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmî ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işlemin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tespit tutanağının, malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini kadastro müdürlüğünden istemesi gerektiği, tespit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tespit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re’sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir. Bu ilkeler gözönünde bulundurularak, mahkemece; kadastro komisyonunun 02.06.2008 tarihli kararı ile tarım arazisi olması nedeni ile orman sınırları dışına çıkarılan ve (B) ile gösterilen taşınmaz için tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı; tespit tutanağı düzenlenmiş ise, tutanak getirtilerek tespit malikleri davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek bu kısmın orman sayılan yerlerden olup olamadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, 135 ada 2 nolu parsel yönünden tefrik kararı verilerek yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 135 ada 2 nolu parselin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava orman kadastrosuna ve arazi kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 07/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.