Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13037 E. 2013/4431 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13037
KARAR NO : 2013/4431
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile birleşen dosya davacıları …. ve …vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yaka Köyü, 475 ada 2 parsel sayılı 6316,45 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı … …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacılar …ve …ise, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptal edilerek bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 4268,21 m² yüzölçümündeki bölümün davacı … (B) harfi ile gösterilen 2048,24 m² yüzölçümündeki bölümün ise, 1/2’şer payla davacılar …ve …adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine vekilinin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2010 tarih ve 2010/1616-7096 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ile 1980-1985’li yıllara ait memleket haritası ve aynı tarihli hava fotoğraflarındaki konumları belirlenmediği, davacı kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılma koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanununun 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması ve Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek, yani bir başka ifadeyle, usulüne uygun olarak orman araştırması yapılması, imar ve ihya suretiyle zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği”ne değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı ve birleşen dosya davacılarının davasının reddine ve dava konusu Yaka Köyü, 475 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … ile birleşen dosya davacıları Alime ve …vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davacı … … vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Mahkeme hükmü davacı … … vekiline 08.08.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, (6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla) HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük kanunî süre geçirildikten sonra davacı … … vekili tarafından 10.09.2012 tarihinde verilmiş, ancak davacı vekili aynı günlü dilekçesi ile 31.08.2012 tarihinde rahatsızlandığını gerekçe göstererek eski hale getirme isteminde bulunmuş ve dilekçe ekinde Afyon Özel Park Hastanesinden alınmış bir rapor ibraz etmiş ise de, temyiz süresi vekilin rahatsızlandığını bildirdiği 31.08.2012 tarihinden önce dolduğundan davacı … … vekilinin eski hale getirme talebinin ve dolayısıyla süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Birleşen dosya davacıları Alime ve …vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmaz eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğu ve davacı … ve …yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece, davacı … ve Şerafettin İşçi’nin davalarının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/l). Somut olayda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün adlarına tescili istemiyle dava açan davacı ve birleşen dosya davacılarının davaları reddedildiğine ve Hazine veya Orman Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan bir dava da olmadığına göre, taşınmazın kadastro tesbiti gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, HMK’nun 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde re’sen alınan kararla orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Ancak, belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının, “B” bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Dava konusu, Muğla İli, Fethiye İlçesi, Yaka Köyü, 475 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün (6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla) HUMK’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Yukarıda ikinci bentde açıklanan nedenler ile birleşen dosya davacıları Alime ve …vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, 475 ada 2 parsel hakkında kurulan hükmün yukarıda gösterilen düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.