Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13205 E. 2013/4664 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13205
KARAR NO : 2013/4664
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Yayla Eldirek Köyü, 323 ada 5 parsel sayılı 15916,06 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kayalık niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … vekili, 09.07.2008 havale tarihli dilekçesiyle dava konusu taşınmazın yaklaşık 7000-8000 m² yüzölçümündeki bölümünün kayalık nitelikte olmadığı ve müvekkilinin zilyetliğinde olduğu iddiasıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu bölümün müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Yayla Eldirek Köyü, 323 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile orman ve fen bilirkişileri tarafından müşterek olarak hazırlanan 04.06.2010 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 10444,51 m² yüzölçümündeki bölümün taşlık, kayalık, çalılık vasfı ve 323 ada 5 parsel sayısıyla Hazine adına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 4819,91 m² yüzölçümündeki bölümün ham toprak vasfı ve son parsel sayısıyla Hazine adına, yine aynı krokide (C) harfi ile gösterilen 651,64 m² yüzölçümündeki bölümün tarla vasfı ve son parsel sayısıyla davacı … adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 26.09.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Kanuna göre 1974 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp 18.05.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davacı gerçek kişinin davasının kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hâkim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK. md.24/l). Somut olayda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açan davacı gerçek kişinin davası, taşınmazın krokide (A) ve (B) harfleri gösterilen bölümleri yönünden reddedildiğine göre, taşınmazın redde konu bölümlerinin kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, HMK’nun 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde, re’sen alınan kararla redde konu bölümler ifraz edilerek niteliklerinin değiştirilmesi isabetsizdir. Yine,davacı gerçek kişinin davası kısmen kabul edildiğine göre, vekille temsil edilen davacı kişi yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekâlet ücreti takdir edilmemesi ve davalı Hazine lehine hükmedilen vekâlet ücretinin davada taraf olmadığı halde “davacı Orman İdaresinden alınmasına” denilmiş olması doğru değildir. Ancak, belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının, 2. bendinin alt “a ve b” bentleri hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “krokide (A) ve (B) ile gösterilen sırasıyla 10444,51 m² ve 4819,91 m² yüzölçümündeki bölümlerin 323 ada 5 parsel sayısıyla kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, yine hükmün 4. bendinin son satırında yer alan “davacı Orman İdaresinden alınarak davalı … Hazinesine verilmesine” cümlesi hükümden çıkartılarak, yerine, “davacı …’dan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması ve hükme son bent olarak “ Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı … yararına 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesi gereğince tayin ve takdir olunan 600,00- TL vekâlet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacı …’ya verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün (6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla) HUMK’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.