Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13227 E. 2013/1979 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13227
KARAR NO : 2013/1979
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 122 ada 5 parsel sayılı 5738,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece; katılan … Yönetiminin davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tesbitteki niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, katılan … Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.04.1995 gün 1994/8000 E.- 1995/5041 K. Sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ” yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … katılan … Yönetiminin davasının reddine ve dava konusu … Köyü, 122 ada 5 parselin tesbit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; davacı … katılan … Yönetiminin hükmü temyizi üzerine, bu kez Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/12685-16929 sayılı ve 01.12.2008 günlü kararıyla Orman Yönetiminin temyiz itirazları reddedilmiş, Hazinenin temyiz itirazları bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Çekişmeli Merkez … Köyü, 122 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakıldığından kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazın tarla niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece 01.11.1993 tarihli keşifte dinlenen orman bilirkişisi raporunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, fakat eylemli durumda orman örtüsü bulunması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, 122 ada 5 parsel
sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karar Orman Yönetimince temyiz edilmiş, aleyhlerine karar verilen davalılar tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda; davacı … yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle, mahkemece kazanılmış usulî hak ilkesi gözönünde bulundurularak taşınmazın kadastro tesbitindeki niteliğiyle davacı … adına tesciline karar verilmesi gerekirken, usulî kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığı”na değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra katılan … Yönetiminin davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu … Köyü, 122 ada 5 nolu parselin tesbitinin iptali ile tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20.10.1975 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.