YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13503
KARAR NO : 2013/1446
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacısı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 103 ada 107 parsel sayılı 4531,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle davalıların murisi adına ölü olduğu belirtilerek tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, birleşen dosya davacısı Hazine ise taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, davacı … Yönetiminin açtığı davanın ise kabulüne ve dava konusu … Köyü, 103 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin 1956 yılı gizli memleket haritası ile 2002 yılı gizli memleket haritasının karşılaştırıldığında, 1956 yılı gizli memleket haritasında yeşil alan olarak gözüken yerlerin 2002 yılında tarım arazisine açma yapmak suretiyle orman içi açıklık vaziyetinde tarım arazisine dönüştürüldüğü, 1956 yılından sonra ormandan açma yapılmak suretiyle ormanlık alanın kazanılmaya çalışıldığı, mahkemece mahallinde yapılan keşifteki mahkeme hakimi tarafından arazinin orman parseline bitişik, taşlık, eğimli ve kermes meşeleri bulunan bir arazi olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle bilirkişilerin raporlarına itibar edilmemek suretiyle dava konusu yerin orman arazisi olduğu gerekçelerine dayanılarak dava konusu 103 ada 107 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delilere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişi tarafından 1956 ve 2002 tarihli memleket haritaları ile 1976 ve 1985 tarihli hava fotoğraflarına dayalı yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın açık alanda (orman sayılmayan alanda) kaldığı belirlenmiştir. Ayrıca, taşınmazın eylemli biçimde de orman olmadığı mahkemece mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarıyla belirlenmiştir.
Bu nedenle, mahkemece; davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen taşınmazın, davalı gerçek kişilerin hükmü temyiz etmemesi gözetilerek Hazine adına tesbitteki niteliği gibi tescile karar verilebilmesi için usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; davacı Hazine çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu da iddia ettiğine göre, bu iddia aynı zamanda üst kavram olarak orman iddiasını da içine aldığından, dayanılan gerekçeye göre, Hazinenin davasının da kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi ve kısa kararda dava konusu taşınmazın ada, pafta ve parsel numarası belirtilerek hak sahibi adına sicil oluşturacak biçimde karar vermek gerekirken, kısa kararda sicil oluşturulmadan karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.