Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13574 E. 2012/14189 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13574
KARAR NO : 2012/14189
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen iflasın ertelenmesi davası sırasında, katılan taraf vekili Hâkim … … (41954) hakkında reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Talebi inceleyen merci tarafından verilen hakimin reddi talebinin YERİNDE OLMADIĞININ TESPİTİNE ilişkin verilen kararın Yargıtayca incelenmesi, katılan vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Katılan vekili 05.06.2012 havale tarihli dilekçe ile hâkim … hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na şikayette bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nun 36/1-d maddesi gereğince reddi hâkim yoluna başvurmuş, reddedilen hâkim tarafından davadan çekilmesinin uygun olduğu görüşü ile dosya talebi incelemeye yetkili merciye gönderilmiştir. Merci tarafından hâkim’in tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle ret talebinin yerinde olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm katılan vekili tarafından Hâkim’in çekilmesi kararı hakkında hüküm kurulmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
HMK.’nun 39. maddesine göre; “hâkim, taraflardan birinin ret talebi üzerine veya kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirirse, ret talebini incelemeye yetkili merci, bu çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar verir”.
Hâkim … … tarafından, katılan vekilinin 05.06.2012 tarihli ret dilekçesi üzerine 28.08.2012 tarihinde mütalâa yazısı olarak belirttiği çekilme kararı HMK 36. maddesi gereğince hakimin kendi kendini ret niteliğindedir. Bu nedenle; merci tarafından hâkim’in çekilme talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir hüküm kurulmaması usûl ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca, yargılamanın devamı sırasında taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.K.’nun 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamayacağı, aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hâkimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına geleceği, hiçbir hukuk kuralının, kötü niyetliyi korumayacağı, aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabii hâkim ilkesini de zedeleyeceği gözönünde bulundurularak katılanın reddi hâkim talebi ile mahkeme hâkiminin çekilmesi (hâkimin kendi kendini reddi) hakkında merci tarafından ret veya kabul kararı verilmesi gerekirken, ret talebinin yerinde olmadığının tespitine karar verilmesi de doğru görülmediği gibi hâkimin kendini ret ile ilgili olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da yerinde bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.