YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13677
KARAR NO : 2012/13568
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında… Mahallesi, 311 ada 120 ve 122 parsel sayılı 586,91 ve 885,09 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, çayırlık niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalı … ve.. Kahraman adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazinenin, tesbit malikleri yararına imar, ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını iddia ederek, tesbitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle ayrı ayrı açtığı davalar Dairenin 28/10/2010 gün ve 2010/10177-13253, 2010/10180-13251sayılı ilamıyla “Çekişmeli taşınmazın sınırında orman parseli bulunduğuna göre, dava konusu taşınmazın sınırında ya da yakın komşusu bulunan ormanın kadastrosunun 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre mi, yoksa 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre mi yapıldığı belirlenerek usulen orman araştırılması yapılması ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekir. Mahkemece orman araştırması yapılmadığı gibi zilyetlik araştırması da gereği gibi yapılmamış, yerel bilirkişinin soyut beyanları ile yetinilip zilyet tanıkları dinlenmemiştir. Diğer taraftan, dava konusu parsele bitişik ya da yakın komşu veya aynı adada bulunan küçük yüzölçümlü birçok parselin “çayırlık” cinsiyle tesbit tutanaklarının düzenlendiği ve bunların tümünün Hazine tarafından aynı nedenle dava konusu edildiği ve dinlenen yerel bilirkişilerin taşınmazların otlak olarak kullanıldığını bildirdiği halde, … bilirkişisi bunun aksine tarım arazisi olarak kullanıldığını bildirdiği ve bu parsellerin düz çizgilerle birbirinden ayrıldığı görülmektedir. Bu durum geniş bir çayırlık ve mera alanının köylüler tarafından paylaşıldığı izlenimini vermektedir. Mahkemece mera araştırılması yapılmadığı gibi hüküm vermeye yeterli araştırma da yapılmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek, davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, birleşen dosyada davanın reddine, 311 ada 122 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 95,19 m² bölümün orman niteliğiyle Hazine, (B) harfiyle işaretli bölümün ise davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, 311 ada 120 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygu-
biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 311 ada 120 sayılı parseline tamamı ile 311 ada 122 sayılı parselin temyize konu (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 29/11/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.