Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13730 E. 2012/14942 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13730
KARAR NO : 2012/14942
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi, davacılar … ve … tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.12.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar … ve … ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ve … vekili Avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Gümüşçeşme Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu ve tesbitinde Geçit Mevkii 101 ada 1 parsel sayılı 2459 hektar 0668,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz devlet ormanı olarak sınırlandırılıp, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
… 19.03.2010 günlü dilekçesiyle, Gümüşçeşme Köyünde yapılan kadastroda meralarının orman parseli içinde orman olarak tesbit edildiği, bu bölümün tesbitinin iptali ve köylerine ait mera olarak sınırlandırılması istemiyle asliye hukuk mahkemesine dava açmış, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2010 gün ve 2009/51-3 sayılı görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Davacılar … ve arkadaşları, sınırlarını bildirdikleri 2000 dönümlük taşınmazlarının 101 ada 1 parsel sayısı ile orman olarak sınırlandırılan alanlara dahil edildiği, bu bölüme ilişkin olarak Köy tüzel kişiliği aleyhine açtıkları elatmanın önlenmesine ilişkin karar bulunduğu iddiasıyla, bu bölümün tesbitinin iptali, kesinleşen mahkeme kararı ve tapuya dayanarak adlarına tapuya tescili iddiasıyla dava açmışlar, davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece gerçek kişilerin davasının reddine, köy tüzel kişiliğinin davasının kabulüne, çekişmeli parselin 28.06.2011 günlü krokide (A) ile gösterilen 1.420.031.97 m² yüzölçümündeki bölümün ifrazı ile tesbitinin iptaline ve köy tüzel kişiliği kullanımındaki mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, çekişmeli parselin diğer bölümünün ise tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm, davacı gerçek kişiler ile davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamış orman sınırları 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre kadastro ekibince belirlenmiştir.
Mahkemece, davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtları, eski tarihli memleket haritası amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olmadığı, köy tüzel kişiliğinin kullanımındaki mera niteliğinde olduğunun belirlendiği, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının iki sınırı yerel bilirkişiler tarafından gösterilmişse de, tapu kaydı kapsamında kaldığını söyleyebilmek için, en az üç sınırın uyması gerektiği, dayanılan Osmanlıca vergi makbuzlarında da sınır bulunmadığı için uygulanamadığı gerekçesiyle gerçek kişilerin davasının reddine, köy tüzel kişiliğinin krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de,
Davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtları ve vergi kayıtlarının yöntemince tercümesi yaptırılarak, tesis ve tedavülleri ilgili yönetimlerden getirtilmemiş ve yöntemince uygulanmamış, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün eğiminin %5 ilâ 9 arasında değiştiği, eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli çalılık olduğu, sonuç itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, çekişmeli parselin krokisinde (A) ile gösterilen bölümü, rapor eklenen memleket haritasında özellikle, kuzeyindeki münhanilerin sıklığına göre eğiminin % 9’un çok daha fazla olacağı yerde işaretlenmiş, (A) bölümünün eğimi ve bitki örtüsü, farklılık arz eden bölümler için ayrı detaylı olarak belirlenmemiştir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi kapsamı dışında aynı Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından, aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı Kanunda gösterilmiştir.
O halde, mahkemece, öncelikle davacı tarafın tutunduğu Osmanlıca tapu kayıtları ve vergi kayıtları ile belgelerin yöntemince tercümesi yaptırılmalı, genel müdürlük ve yerel tapu idaresinden tesisinden itibaren, cins ve miktar değişikliklerini gösteren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, bu kayıtların kadastroda revizyon görüp görmediği, görmedi ise nedeni tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğünden sorulmalı, davacı gerçek kişilerin davasına konu yerin çevresindeki gerçek kişiler adına tesbit edilen parsellerin tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları; çekişmeli yer ile ilgili mera yada yayla tahsis kararı, mera nitelikli vergi kaydı ve tapu kaydı bulunup bulunmadığı ilgili yönetimlerden sorularak, varsa tüm karar ve kayıtları, ilgili yönetimlerden getirtilmeli, komşu köylerden çekişmeli parseli bilen ancak tanıklığa engel hali bulunmayan yerel bilirkişiler belirlenmeli, çekişmeli parselin dayava konu bölümlerine ilişkin en eski tarihli memleket haritası, amenjman planı … fotoğrafları ile amenajman planları ilgili yönetimlerden getirtilmeli, serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisi ve bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, taşınmazların hangi bölümlerinde hangi ağaç türlerinin bulunduğu, ağaçların sayısı, yaşları ve kapalılık, hakim ağaç türü belirlenmeli, eğim ölçer alet ve münhaniler yardımıyla taşınmazın birbirinden farklılık arz eden bölümlerinin eğiminin ne olduğu detaylı olarak saptanmalı, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli parselin dört yönünden çektirilecek fotoğrafları onaylanarak dosyasına eklenmeli, orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez mera ya da yaylak sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, bu cümleden, var ise mera ve yaylak nitelikli tapu ve vergi kayıtları ile mera tesbit ve tahsis kararları uygulanmalı, komşu köylerden belirlenen yerel bilirkişilerin, çekişmeli taşınmazların mera sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda somut olaylara dayalı bilgi ve görgülerinin sorulmalı, tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, mera yaylak gibi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ve vergi kayıtları yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla yöntemince uygulanarak, kapsamı belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda taraf tanıkları dinlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel kayıtları ve getirtilen eski tarihli memleket haritasındaki mevkii ve yer adları ile denetlenmeli, bilirkişilere tapu uygulamasını gösteren müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli, daha sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetimi ile davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine 25.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.