YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13819
KARAR NO : 2013/3225
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2007 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ….. Köyü 172 ada 19 parsel sayılı 3552,28 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tesbit ve tescil edilmiş ve halen aynı şekilde tapuda kayıtlıdır.
Davacı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan orman sayılan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, 575.00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından esasa, davalılar vekili tarafından da vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/13860-15194 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmaza komşu 172 ada 16,18 ve 19 sayılı parsellerin dosyada mevcut keşif sırasında çekilen fotoğraflarında eylemli orman alanı olarak gözüktüğü, yakın komşu 172 ada 14 parselin mahkemenin 2008/469-668 sayılı kararı ile hükmen orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, 172 ada 16 parselin kadastro mahkemesinin 2007/56 sayılı dosyasında gerçek kişiler arasında dava konusu olduğu; 172 ada 19, 21 ve 22 sayılı parsellere yönelik olarak kadastro mahkemesinde Hazine tarafından kadastro tespitine itiraz davası açıldığı ancak davaların husumet yokluğundan reddine karar verildiği, ancak bu parsellere yönelik olarak Hazine tarafından asliye hukuk mahkemesinde dava açılıp açılmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde, komşu 172 ada 18 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar tapuda gerçek kişiler adına kayıtlıdır fakat mahkemece bu parsellere yönelik olarak da Hazine tarafından asliye hukuk mahkemesinde dava açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. Komşu 172 ada 17 sayılı parsel hakkında Hazine tarafından kadastro mahkemesinin 2007/112 sayılı dosyasında açılan davanın halen devam ettiği, bu dosyada yapılan keşiften sonra verilen uzman orman bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen kısmın orman sayılmayan, (B) ve (C) ile gösterilen kısımların orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği görülmektedir. Mahkemece, dava konusu parselin davalı tarafın dayandığı 25 nolu vergi kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dayanılan vergi kaydı 3000 m² yüzölçümündedir ve fennî bilirkişi, vergi kaydının 172 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22 ve 24 sayılı parsellerin tamamını bir bütün olarak kapsadığını bildirilmişse de vergi kayıt miktarının çok üzerinde yerin gerçek kişiler adına tespit edildiği görülmektedir.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle, Hazine tarafından çekişmeli taşınmaza komşu 15 ve 16 parsellerde bulunan bulgularla ilgili çelişki üzerinde durulmamış, vergi kaydı uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi beyanları ve fen bilirkişi komşu parsel kayıtları ile denetlenmemişse de, çekişmeli parselin keşifte çekilen fotoğraflarından, komşu 172 ada 16, 18, 19, 20, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Hazine tarafından aynı nedenle asliye hukuk mahkemesinde dava açılıp açılmadığı araştırılarak, dava açılmış ise bu dava dosyaları getirtildikten sonra bu dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek o dava dosya üzerinde evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir fen elemanı huzuruyla yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı, çekişmeli taşınmaz ile bu adadaki ve çevre adalardaki araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, eski tarihli belgelerde orman olmasa dahi, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olması durumunda, yine orman sayılacağının düşünülmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1969 yılında 6831 sayılı Kanun gereğince seri bazda yapılan orman kadastrosu ile 08.04.2008 tarihinde ilân edilen 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak taşınmaza komşu 172 ada 14 ve 22 sayılı parsellerin hükmen orman yapıldığı, diğer komşu parsellerin ise zilyetlikten gerçek kişiler adına tespit edildiği ve aynı iddia ile Hazinenin bütün komşu parseller hakkında dava açtığı ve davaların halen derdest olduğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25.03.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.