YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13834
KARAR NO : 2012/13582
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi … ada 6 parsel sayılı 21143,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1930 tarih ve 76 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemenin birleşen 2007/32 esas sayılı dosyasında davacı …, taşınmazın tespitinin … adına yapılması gerektiği iddiasıyla, taşınmazın … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Mahkemece birleşen dosyanın feragat nedeniyle REDDİNE, davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 2854,15 m²’lik bölümün orman niteliğiyle Hazine, (B) harfiyle işaretli 18289,16 m²’lik bölümün ise, davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
440 ada 53 ilâ 100, 442 ada 1 ilâ 6, 443 ada 4, 26, 35 ilâ 103, 444 1 ilâ 48, 445 ada 1 ilâ 40, 446 ada 1 ilâ 12, 447 ada 1 ilâ 4, 448 ada 1 ilâ 47, 449 ada 1 ilâ 5, 450 ada 1 ilâ 29, 451 ada 1 ilâ 51 numaralı parsellere toplam yüzölçümü 32 dönüm (tahvilen 29408 m2 yüzölçümlü) ilk tesisi Zilkade 1289 tarih D.9 v.187 nolu doğusu köse pınarı, batısı sulu pınarından mandalu pınarına ve ince dereden dağ evi yanına, kuzeyi taşlık batan yerinden çukurbaşı, güneyi kukurdan deresi olan tapu kaydı revizyon görmek suretiyle tesbitler yapıldığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydı bu haliyle değişir sınırlıdır. Sınırda orman bulunmaktadır. Orman bilirkişi kurulu, çekişmeli taşınmazın 1959 tarihli tarihli memleket haritasında kısmen açık kısmen orman alanı olduğu, taşınmaz üzerinde 30 ve 35 yaşlarında fındık ocakları bulunduğu, ayrıca; sürgün yaşları 60 ve 70 arasında değişen sürgünden gelme kayın ağaçları bulunduğu ve kütük yaşlarının 100’ün üzerinde olduğu, taşınmazın eğiminin 15 ve 35 arasında değiştiğini bildirerek, memleket haritasında açık olan kısımların orman sayılmayan, yeşile boyalı yerlerin ise orman sayılan yerlerden olduğu bildirmiş, taşınmazın toprak yapısı konusunda açıklamada bulunmamışlardır. Orman Yönetiminin, dosyaya eklediği 1978 tarihli memleket haritasında ise taşınmazların tamamının yeşil renkli orman alanında kaldığı görülmektedir. Ayrıca, tapu kaydı gereği gibi uygulanmamış ve uzman fen bilirkişisi tarafından keşfi izlemeye olanak veren rapor düzenlenmemiştir. Bu haliyle orman bilirkişi kurul ve fen bilirkişi raporu yetersizdir.
Bilirkişilerin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde; mahkemece, halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisi aracılığıyla öncesi bir bütün olan parsellerin keşfi birlikte yapılmalı ve birbirinden ayrılan taşınmazlar ile çevre arazinin 1959 ve 1978 tarihli memleket haritası ve bu haritaların yapımına esas hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna ve komşu parsellerin niteliğine göre 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olup olmadığı belirlenmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, parsellere revizyon gören dayanak tapu kaydı bir bütün halinde tüm parsellere uygulanmalı ve uzman bilirkişiden tapunun uygulanmasını gösterir rapor alınmalı, kayıt fazlasının ormandan açılıp açılmadığı gözönünde bulundurulmalı, yapılan uygulamanın izlenmesine olanak verecek bilirkişilerden birleşik rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 29.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.