Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13881 E. 2013/3144 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13881
KARAR NO : 2013/3144
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … ile dahili davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda 102 ada 1, 104 ada 1, 105 ada 1, 106 ada 1, 107 ada 1 ve 108 ada 1 parseller orman niteliği ile sınırlandırılıp, … adına tesbit tutanağı düzenlenerek, 30 günlük kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parsellerine bitişik ve ekli haritada gösterilen alanların da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile … adına tapuya tescilini istemiş; müdahil … ise, 119 ada 6, 10 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarda imar ve ihya yapılmadığından taşlık ve çalılık niteliği ile … adına tescilini istemiştir. Dava konusu yerler hakkında 119 ada 6, 10 ve 16, 101 ada 189 ve 107 ada 83 parsel numarası verilerek ve kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduklarından sözedilerek malik hanesi açık bırakılıp, kadastro tesbit tutanağı düzenlenerek 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, tesbit maliki de davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece Orman Yönetimince açılan davanın reddine, dava konusu 101 ada 189 ve 107 ada 83 sayılı parsellerin tesbit gibi … adına tapuya tesciline, müdahil Hazinenin davasının kabulü ile 119 ada 6, 10 ve 16 sayılı parsellerin hali arazi niteliği ile … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … ile dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmî belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada; orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin 101 ada 189 ve 107 ada 83 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazların, ziraat bilirkişi raporuna göre %4-10 eğimli, üzerinde bağ omcaları bulunan ve arpa ekili kuru tarım arazisi vasfında olduğu ve davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılarak, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.

3) Dahili davalı …’ın 119 ada 16 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediği, tarım arazisi vasfında olmadığı ve davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gözönüne alınarak, hali arazi niteliği ile … adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
4) Dahili davalı …’ın 119 ada 6 ve 10 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu parsellerin bir kısmının üzerinde 40-50 yaşlı bağ omcaları olup, sürülmüş ve işlenmiş olduğu, bir kısmının ise sürülmeyen ve işlenmeyen ham toprak vasfında olduğu ziraat bilirkişi raporunda açıklandığı halde, bağ omcaları olan ve işlenmiş olan kısmı ayrılarak davalı … adına, ham toprak olan kısmı ise … adına tescile karar verilmesi gerekirken, tümünün ham toprak vasfı ile … adına tescile karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle, mahkemece; fen ve ziraat bilirkişi eşliğinde yeniden yapılacak keşifte, taşınmazların ham toprak kısmı ayrılarak ayrı bir parsel numarası ile …, tarım arazisi vasfında olan kısmı ise davalı … adına tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1)Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
İkinci bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin ve üçüncü bentde açıklanan nedenlerle dahili davalı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile 101 ada 189, 107 ada 83 ve 119 ada 16 parsellere yönelik hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle dahili davalı …’ın 119 ada 6 ve 16 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 25.03.2013 günü oy birliği ile karar verildi.