YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1392
KARAR NO : 2012/6015
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/6759-10066 sayılı 14.07.2010 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı davaya Hazine aynı yöndeki istemle katılmış olup, Dazkırı Kadastro Mahkemesi 14.11.2005 gün 2004/110 – 2005/249 sayılı ilam ile 101 ada 5 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek orman bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 1.252 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar vermiş, kesinleşmesi üzerine 101 ada 5 parselin 1.252 m2 yüzölçümlü kesimi 101 ada 1157 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan 4.617,84 m2 yüzölçümlü bölümü ise 101 ada 5 parsel numarasıyla … adına tapuya tescil edilmiştir. Bunun üzerine Hazine, 4.817,84 m2 yüzölçümlü 101 ada 5 parselin üzerinde orman ağaçları bulunduğu, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla temyize konu davayı açmıştır. Kesin hüküm H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için davanın taraflarının, konusunun (müddeabihinin) ve dava sebeplerinin yani davada dayanılan vakıaların aynı olması gerekir. Kesin hüküm, mahkemeleri davanın taraflarını, cüzi ve külli haleflerini (akdi ve ırsi ardıllarını), tüm kurum ve kuruluşları bağlar. Davacı …, Dazkırı Kadastro Mahkemesinin 14.11.2005 gün 2004/110-2005/249 sayılı dosyasında taraf olup her iki davanın tarafları, konusu ve dava sebepleri aynı olduğundan somut uyuşmazlıkta H.Y.U.Y.nın 237. maddesinde düzenlenen kesin hükmün koşulları gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kesin hüküm yönünden reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de çekişmeli taşınmaz 101 ada 5 parsel olduğu halde maddi yanılgı ile 101 ada 47 parsel hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi uyarınca 10 yıl içinde açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1994 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve Dazkırı Kadastro Mahkemesinin 2004/110-2005/249 esas sayılı dosyasında Hazinenin, davacı Orman Yönetimi yanında çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katıldığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19.04.2012 günü oybirliği ile karar verildi.