YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14011
KARAR NO : 2013/5786
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalılar adına tapuda kayıtlı … Mahallesi 2150 parsel sayılı 6870 m² yüzölçümündeki taşınmazın, dilekçe ekinde sunulan krokide (A1) ile gösterilen 185 m² ve (A4) ile gösterilen 19 m² olarak gösterilen bölümlerinin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin 2/B niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, çekişmeli taşınmaza ilişkin taraflar arasında asliye 5. hukuk mahkemesinin 1995/657 Esas ve 1997/446 Karar sayılı kesin hükmünün bulunduğu, 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, çekişmeli taşınmazın dava edilen bölümlerinin asliye 2. hukuk mahkemesinin 03.12.2009 gün ve 2009/335 E. – 444 K. sayılı kararı ile orman sınırı dışına çıkartılan yer olduğunun belirlendiği ve hükmün derecattan geçerek kesinleştiğinden avukatlık ücreti ve yargılama masraflarının diğer tarafa yüklenmesi şartıyla tapu kaydının iptaline muvafakat edebilecekleri ve davalı müvekkilinin kullanıcı olarak tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, ancak savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, taraflar arasında asliye 5. hukuk mahkemesinin 1995/657 Esas ve 1997/446 Karar sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman sınırı dışına çıkarıldığı iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahdidin aplikasyonu ve Murat Paşa Vakfının tapulu taşınmazları yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahdidi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilân edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilân edilmiştir.
Dava konusu Duraliler Köyü 2150 sayılı parsel, 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 6870 m² tarla R.Ahir 1290 tarih ve 131 sıra numaralı tapu kaydı, 1981 tarihli 50000 m² vergi beyanı ile öncesinde 2129 ila 2130, 2148 ila 2155, 2157, 2159 ilâ 2166 numaralı parsellerin bir bütün olduğundan, … oğlu …’in mülkü iken ölümü ile intikal taksim ve satışlardan söz edilerek … adına tesbit edilmiş, komisyonca Ziya
-2-
2012/14011 – 2013/5786
Yılıdrım’ın itirazı kabul edilerek toplam 6870 pay kabul edilerek, 2000 payı …’a, 4870 payı ise … adına tesbit edilmiş; Vakıflar Yönetiminin tapuya dayalı olarak açtığı davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin kadastro mahkemesinin 20.01.1992 gün ve 1991/1080 – 112 sayılı kararının kesinleşmesiyle aynı şekilde tapuya kayıt edilmiş; Hazine tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının, taşınmazın makiye ayrılmakla orman rejimi dışına çıkarıldığı, bir daha orman sınırları içinde aplike edilip, 2/B uygulamasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle reddine ilişkin asliye 6. hukuk mahkemesinin 23.05.1997 gün ve 1995/657 – 446 sayılı kararı, Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş, satışlar sonunda paylı olarak davalılar adına tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye ve taraflar arasında aynı iddia ile açılıp 1. Hukuk Dairesince 24/11/1988 gün ve 1997/14028 E. – 15060 K. sayılı karar ile onanarak kesinleşen 5. A.H.M.’nin 23.05.1997 gün ve 1995/657 E. – 446 K. sayılı kararının H.M.K.’nun 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturduğu, aynı Kanunun 115/1 maddesi uyarınca istek olmasa dahi re’sen nazara alınacağına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20/05/2013 günü oy birliği ile karar verilidi.