YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14148
KARAR NO : 2013/3509
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi ile … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 23.02.2011 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası, C…. Mahallesi, Asmalık Mevkiinde bulunan 759,80 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve harita mühendisi Ümit Akdenizli tarafından düzenlenen 28.10.2011 tarihli rapor ve krokide (A)=752,51 m² yüzölzümlü taşınmazın ev ve bahçe niteliğiyle davacı adına tesciline, rapor ve eki krokinin kararın eki sayılmasına, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi ile hüküm tarihinden sonra müdahale talep eden Melih Aldatmaz tarafından Hazine yanında temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1984 yılında yapılıp 26.04.1985 – 26.04.1986 tarihleri arasında îlân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1987 yılında yapılarak 05.06.1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1959 yılında yapılmış ve sonuçları 12.02.1960 – 12.03.1960 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir, taşınmaz taşlık ve çalılık niteliğiyle tescil harici bırakılmıştır.
1) Melih Aldatmaz’ın temyiz itirazları yönünden; mahkeme, hükmünün davanın taraflarınca temyizinin kabil olduğu, hükmü temyiz eden gerçek kişinin davada taraf olmadığının anlaşılması nedeniyle, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, çekişmeli taşınmaza ilişkin olarak zilyetlik şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, yakın ve en yakın (tescil davası sonucu oluşan taşınmazlar dahil) komşu parseller ile birlikte gösterilmemiş, komşu taşınmazların tesbit tutanağı, dava dosyaları getirtilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle, mahkemece, 2072 ve 1972 parselleri de gösterir orijinal kadastro paftası getirtilerek, yakın çevresindeki komşu parsellerin tesbit tutanakları, varsa dayanağı belgeleri, dava sonucu oluşmuş iseler dava dosyaları getirtilerek önceki bilirkişiler dışında bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, tescil davası ile oluştuğu anlaşılan 2072 ve 1972 parsel sayılı taşınmazların tescil dava dosyaları uygulanmalı, dava konusu taşınmazın tapu siciline tescil edilen 1972 ve 2072 parsel sınırları içinde kalıp kalmadığı belirlenmeli, 1972 parsel içinde kaldığının belirlenmesi halinde, bu parselin davacı adına tapuda kayıtlı olduğunun anlaşılmasına göre, tapuya kayıtlı bulunan taşınmaz hakkında mükerrer sicile sebebiyet verecek şekilde tescil hükmü kurulamayacağından davanın reddine, 2072 parsel içinde kaldığı belirlendiği halde, davanın tapu iptal ve tescil davası niteliğinde olduğu gözönünde bulundurulmalı, taşınmazın 1972 ve 2972 parseller dışında kalan tescil harici bölümde kaldığının belirlenmesi halinde ise, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenler ile; Melih Aldatmaz’ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, temiyiz harcının istek halinde iadesine,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenler ile; davalılardan Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 01/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.