Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14283 E. 2013/5837 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14283
KARAR NO : 2013/5837
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda, kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Davacı … Yönetimi vekili, davalı Hazine vekili ile davalı – birleşen dosya davacısı köy tüzel kişiliği vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi vekili, 16/12/2002 tarihli dava dilekçesinde; Gönen İlçesi, Ekşidere Köyü sınırları içinde bulunan 7 – 8 dönüm civarındaki Ilıcanın Ekşidere Köyü Tüzel Kişiliğinin zilyet ve tasarrufunda olduğu gerekçesi ile Köy Tüzel Kişiliği tarafından Hazine aleyhine Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/382 Esas sayılı dosyasında tescil davası açıldığını, dava konusu yerin dağ ılıcası adı altında hizmet vermekte olan şifalı sıcak suların bulunmasından sonra orman açması şeklinde ortaya çıktığını, tarım arazisi olmadığını, taşınmazın orman amenejman planı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile 14/12/2000 günlü ve 2000/394 Karar sayılı ilâmı ile davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Dairenin 11.12.2001 gün ve 2001/6210 – 9699 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, Ekşidere Köyünde orman kadastro çalışmalarının 24/10/1994 yılında tamamlanarak askıya çıkarıldığını, altı aylık süre içinde itiraz olmadığı için çalışmaların 24/04/1995 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan bölümünde bir adet mescit bulunduğunu, orman tahdit hattı dışında bırakılıp Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/12/2000 tarih ve 1996/382 Esas – 2000/394 Karar sayılı ilâmı ile orman sayılan bölümde ise havuz, motel ve pansiyon gibi binalar bulunduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili ile müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini istemiştir.
Birleşen 2004/99 Esas sayılı dosyada; davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili 23/02/2004 tarihli dava dilekçesinde; Gönen İlçesi, Ekşidere Köyü, mülki hudutları içerisinde bulunan ve 14/04/1959 tarih 17 numaralı tapu kaydı ile Ekşidere Köyü Tüzel Kişiliğinin mülkiyetinde olan taşınmazın yıllardır Köy Tüzel Kişiliğince kullanılmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda tescil harici bırakıldığını, üzerinde Köy Tüzel Kişiliğine ait tesislerin bulunduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın Ekşidere Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Ayrıca, Yönetimin açtığı davada davalı konumundaki Ekşidere Köy Tüzel Kişiliği vekili, 28/03/2003 tarihli cevap dilekçesinde; Orman Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatının bulunmadığını, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın orman rejimi dışında bırakıldığını, orman kadastrosunun halen geçerliliğini koruduğunu, müvekkiline ait olan ve dava konusu yerin 3185 m2’lik kısmını
kapsayan 14/04/1959 tarih 17 numaralı bir tapu senedi mevcut olduğunu, bu tapunun Hazinenin taraf olduğu ve Gönen Sulh Hukuk Mahkemesinde 1956/185 E. – 130 K. sayısı ile görülen tescil davası sonucu alındığını, davacı tarafın tescil talebine dayanak yaptığı Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/382 Esas – 2000/394 Karar sayılı davanın tescil davası olduğunu, bu davanın, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti veya orman sınırlandırmasının iptali davası olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; 2004/99 esas sayılı birleşen dosya yönünden davacı köy tüzel kişiliği tarafından açılan davanın reddine, 2002/961 Esas sayılı dosya yönünden Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, teknik bilirkişi … Yatak’ın 28/09/2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 2233.77 m2, (C ) harfi ile gösterilen 2901.62 m2, (D) harfi ile gösterilen 993,41 m2’lik kısımların, ayrı ayrı Ekşidere Köyünün son parsel numarasını izleyen parsel adları altında orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve bu kısımlar yönünden davalının müdahalesinin önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alınması gerekli 6.278,58.-TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 19.163,60.-TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazla yatırıldığı anlaşılan 12.885,02.-TL harcın talebi halinde davacı tarafa iadesine, davacı tarafça yatırılan 6.283,54.-TL harcın davalı … Küzel Kişiliğinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafça yapılan 9,75 TL. tebligat gideri ile 1.049,74.-TL keşif ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.059,49.-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre, 84.75.-TL’sinin davalı … Kişiliğinden alınarak davacı tarafa ödenmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı … tarafından yapılan 7,00.-TL tebligat giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 6,44.-TL’sinin davacıdan alınarak davalı … Kişiliğine verilmesine, geri kalan kısmının davalı … üzerinde bırakılmasına, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifeleri gereğince hesap ve takdir olunan 10.374,00.-TL vekalet ücretinin davalı … Kişiliğinden alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden müdahalenin men’ine dair davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifeleri gereğince hesap ve takdir edilen 56.095,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Kişiliğine verilmesine, davalı Maliye Hazinesi kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifeleri gereğince hesap ve takdir edilen 1.100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Maliye Hazinesine verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili, davalı Hazine vekili ile davalı-birleşen dosya davacısı köy tüzel kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 24.02.1994 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Taşınmaz bu uygulamada kısmen tahdit dışında bırakılmıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 766 sayılı Kanuna göre 1982 yılında yapılmış ve sonuçları 11.10.1982 – 10.11.1982 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Dava konusu taşınmaz kadastroda tespit harici bırakılmıştır.
Davacı … Yönetimi vekili, temyizinde; mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm bölümlerinin usûl ve kanuna uygun olduğunu, ancak davanın kısmen reddinin doğru olmadığını, davalarını, Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/382 Esas – 2000/394 Karar sayılı kesinleşen ilamına dayanarak açtıklarını, dava konusu yerin dağ ılıcası adı altında hizmet vermekte olan şifalı sıcak suların bulunmasından sonra orman açması şeklinde ortaya çıktığını, tarım arazisi olmadığını, taşınmazın orman amenejman planı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar
verildiğini ve bu kararın Dairenin 11.12.2001 gün ve 2001/6210 – 9699 sayılı kararı ile 927 sayılı Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkındaki Kanun ile tabi şifalı sıcak ve soğuk suların bir başka deyimle maden suyu ve kaplıca kaynaklarının özel mülkiyete konu olamayacakları gerekçesiyle onanarak kesinleştiğini, taşınmazın öncesi itibariyle de amenajman haritasına göre 227 numaralı bölmede kalan eski bir orman açması niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğunu, ayrıca, davanın reddi nedeniyle köy tüzel kişliği lehine bir hüküm kurulmamış olmasına ve birleşen dosyada da köy tüzel kişliğinin davasının reddine karar verilmesine rağmen, müdahalenin men’ine dair davanın reddedilen kısmı üzerinden tüzel kişilik lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı Hazine vekili, temyizinde; mahkemece yönetimin davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve köy tüzel kişliğinin davasının ise reddildiğini, orman bilirkişi ile ziraat bilirkişi raporlarının çeliştiğini, mahkemece; 2004/99 Esas sayılı birleşen dosya yönünden davacı köy tüzel kişiliği tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, yine Orman Yönetiminin açtığı 2002/961 Esas sayılı dava yönünden de davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı – birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliği vekili, temyizinde; dava konusu Ekşidere Köyü, Dağ Ilıcası işletmesine ait yapılar bulunduğunu ve 14/04/1959 tarih 17 numaralı tapu kaydı ile Ekşidere Köyü Tüzel Kişiliğinin mülkiyetinde olan taşınmazın yıllardır köy tüzel kişiliğince kullanılmasına İl Özel İdarece izin verildiğini ve ecrimisil ödediğini, işgalci olmadıklarını, 08/12/2006 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiğini, adlarına tescili gerektiğini davalarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Kural olarak; kesinleşen tahdidin varlığı halinde, bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması süretiyle belirlenir. Bu kuralın istisnası; 4785 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce tahdidin varlığı halinde veya orman kadastrosu yapılmayan yerlerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve hukuki durumunun tespiti; en eski tarihli hava fotoğrafı, memeleket haritasi ve amenajman planından oluşan resmi belgelerde taşınmazın ne olarak belirlendiği bilimsel yöntemle ve usûlüne uygun araştırma ve inceleme yolu ile belirlenir. Somut olayda; dava tarihinden önce 24.02.1994 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Taşınmaz bu uygulamada kısmen tahdit dışında bırakılmıştır.
1- Mahkemece; Orman Yönetiminin davası yönünden; harita kadastro mühendisi ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına ve resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 28.09.2010 tarihli rapora ekli krokide (B, C ve D) harfleri ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman kadastro sınırına göre orman tahdidi içinde orman sayılan, aynı krokide (A) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman kadastro sınırına göre orman tahdidi dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından ekli krokide (B,C ve D) harfleri ile gösterilen bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine tapuya tesciline ve bu kısımlar yönünden davalı köy tüzel kişiliğinin müdahalesinin önlenmesine ve (A) ile (E) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden de fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle; krokide (B, C ve D) harfleri ile gösterilen bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve bu kısımlar yönünden davalı köy tüzel kişiliğinin müdahalesinin önlenmesine ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı-birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin davası yönünden; mahkemece, çelişmeli taşınmazın 28.09.2010 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırına göre orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu ve bu bölümün Dairenin 11.12.2001 gün ve 2001/6210 – 9699 sayılı kararında açıklandığı üzere, 927 sayılı Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkındaki Kanun ile tabiî şifalı sıcak ve soğuk suların bir başka deyimle maden suyu ve kaplıca kaynaklarının özel mülkiyete konu olamayacakları ve bu tür yerlerde sürdürülen zilyetliğe değer verilemiyeceği anlaşıldığından, bu bölüm hakkında Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu bölüme ilişkin olarak davalı Hazine vekili, ayrıca tescil talep etmediğinden, ilgili kanun çerçevesinde Hazine veya Özel İdare bu tür yerler hakkında her zaman idarî yoldan ve ihdasen tescil talep edebileceğinden, hükmün bu şekliyle onanması gerekmiştir.
3- Ancak; davalı- birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliği bu dosya ile birleşen ve mahkemenin 2004/99 Esasında açtığı davasında salt kullanın ve zilyetlik yanında 14.04.1959 tarih 17 numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Anılan tapu kaydı, köy tüzel kişiliği ve Hazinenin de taraf olduğu Gönen Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.06.1957 tarih ve 1956/185 E. 1957/130 K. sayılı tescil ilâmı ile alındığı, daha sonra tapu kaydı maliki … Asmalı tarafından trampa yolu ile 14.04.1959 tarih 17 numarada Ekşidere Köyü Manevi Şahsiyetine tapuda devredilerek tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşifte tescil ilamının dayanağı olan tescil krokisi zemine uygulanmış, hükme dayanak alınan rapor ve krokide (E ve D) harfi ile gösterilen bölümlere uyduğu ve krokide (D) harfi ile gösterilen bölümün kesinleşen tahdit sınırları içersinde kaldığı ve (E) harfi ile gösterilen bölümün ise kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı, aynı zamanda resmi belgelerde de orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanmıştır. Çünkü; tescile konu edilen çekişmeli taşınmazın hükme dayanak alınan krokide (A) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman kadastro sınırına göre orman tahdidi dışında kalan ve 1954 tarihli hava fotoğrafından revize edilen memleket haritasına göre de beyaz renkli açık alan da orman sayılmayan yerlerden olduğu hususu, hem eldeki dava dosyasında, hem de Orman Yönetiminin dayandığı Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/382 Esas sayılı tescil istemli dosyada saptanmış olduğu halde, 927 sayılı Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı hakkındaki Kanun ile tabiî şifalı sıcak ve soğuk suların bir başka deyimle maden suyu ve kaplıca kaynaklarının özel mülkiyete konu olamayacakları ve bu tür yerlerde sürdürülen zilyetliğe değer verilemiyeceği anlaşıldığından, Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin dayandığı tapu kaydı gözardı edilerek davasının reddine karar verilmiştir. Bu durumda; tescil krokisi kapsamında kalan ve (E ) harfi ile gösterilen ve kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı saptanan bu bölüm hakkında davalı – birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirden reddi doğru bulunmamıştır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş: yapılan keşifte, tescil ilamının dayanağı olan tescil krokisinin alınan rapor ve krokide (E ve D) harfi ile gösterilen bölümlere uyduğu ve krokide (D) harfi ile gösterilen bölümün kesinleşen tahdit sınırları içersinde kaldığı ve (E ) harfi ile gösterilen bölümün ise kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı, aynı zamanda resmi belgelerde de orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanmış olduğuna göre, tescil krokisi kapsamında kalan ve (E ) harfi ile gösterilen ve kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı saptanan ve resmi belgelerde de orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılan bu bölüm hakkında davalı – birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin davasının kabulüne, mevcut niteliği ile Ekşidere Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline, yeraltındaki maden ve suların devlete ait olduğunun kütüğün beyanlar hanesine şerh düşülmek suretiyle karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de; davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabulüne karar verildiğine göre, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A ve 17. maddeleri ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderlerine (bakiye karar ve ilâm karcı dahil) ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve hüküm altına alınan yargılama gideri ile A.A.Ü.Tarifesine göre hesaplanan vekalet ücretinin davalı köy tüzel kişiliğinden alınarak davacı … Yönetimine verilmesine şeklinde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır. Kaldı kı; 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesinden ayrı olarak düşünüldüğünde bile, hesap edilen bakiye karar ve ilâm harcı ile kabul ve ret oranına göre hesap edilecek nisbi vekalet ücretinin dahi yargılama sırasında taşınmazın harcı tamamlanan değeri üzerinden hesaplanması gerekir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile krokide (B, C ve D) harfleri ile gösterilen bölümler hakkındaki hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı – birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin krokide (A) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüm hakkındaki ret hükmünün ONANMASINA,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; davalı – birleşen dosya davacısı Ekşidere Köy Tüzel Kişiliğinin krokide (E ) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölüm hakkındaki hükmün BOZULMASINA 20/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.