YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14289
KARAR NO : 2013/4035
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tuzla 1. Asl.Huk.)
Taraflar arasındaki mera komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı … Yönetimi ile davalılar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) vekili, Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1959 yılında yapılan kadastro sırasında Aydınlı Köyü 902 (12350 m²), İçmeler Beldesi 911 (32021 m²) ve 907 (55700 m²), Tepeören Köyü 1228 (27000 m2), 1233 (48600 m2) ve 1259 (250.800 m2), Orhanlı Köyü 50 (93000 m²) parsel sayılı taşınmazlar, mera niteliği ile köy tüzel kişiliği adına tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların bir kısmının 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, bir kısmının da ormana bitişik ve eylemli orman olması nedeniyle orman olarak tahsis edilmesi için Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurduklarını, buna rağmen İl Mera Komisyonunca 14.10.2005 gün ve 303 sayılı kararla mera olarak tesbit edildiğini ileri sürerek, işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddi yolunda verilen karar, davacı … Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2008 tarih ve 2007/17147 – 2008/2017 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece verilen kısa kararda davanın “süre yönünden”, gerekçeli kararda ise davanın “husumet yönünden” reddine karar verilmiştir. Taraflara tefhim edilen kısa kararla tebliğ edilen gerekçeli kararın hüküm fıkralarının birbirine aykırı olması, İ.B.B.G.K.’nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7-4 sayılı kararında belirtildiği gibi H.U.M.K.’nun 388. maddesine aykırı olduğundan mutlak bozma nedenidir.
Ayrıca; Orman Yönetimi, taşınmazın orman olduğunu iddia ederek genel mahkemede mera komisyon kararının iptalini istediğine, davanın ileri sürülüş biçimine ve taşınmazın niteliğine göre somut olayda, Mera Kanununun 13/3-4. maddelerindeki 30 günlük sürenin Orman Yönetimi yönünden uygulanmayacağı, kamu malı orman olan taşınmazlar hakkında Orman İdaresinin hiçbir süreye bağlı kalmadan, tapulu ise iptal ve tescil, mera olarak sınırlandırılmış ya da tahsis edilmişse bu işlemlerin iptali için her zaman dava açabileceği yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmektedir (H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-1990/101 K.). Kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanaklarıyla 4785 sayılı Kanun hükümleri gözönünde bulundurularak taşınmazların öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesi gerektiği”ne değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan ve 1234 parsel hakkında aynı nitelikte açılan dava, bu dava ile birleştirildikten sonra, davanın kısmen kabulüne;
1234 parsel hakkında mera komisyon kararı bulunmadığından davanın reddine,
50, 1228, 1233 ve1259 parsellerin mera vasfının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline;902, 907 ve 911 parsellerin krokide yeşil renkle gösterilen sırasıyla 96 m², 51249 m² ve 18092 m² bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, kalan kısımlarının mera vasfının devamına,
Karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalılar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekili, Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 sayılı Kanuna göre 28.06.1982 ve 2896 sayılı Kanuna göre de 21.11.1985 tarihinde ilânı yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye ve hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro harita ve tutanaklarının yöntemince uygulanması sonucu, çekişmeli taşınmazların kısmen kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, ancak 50, 1228, 1233 ve 1259 parsellerin orman kadastro sınırı dışında kalan bölümlerinin de üzerindeki 40-50 yaşlarında kızılçam ağaçları nedeniyle eylemli orman niteliğinde olduğu, 1234 parsel hakkında alınmış bir mera tahsis kararı bulunmadığı gibi, tapuda da dava dışı Mustafa Usta adına tarla niteliğiyle kayıtlı olduğu, 907 ve 911 parsellerin davanın devamı sırasında tahsis amacı değiştirilerek tarla niteliğiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulması nedeniyle bu parseller yönünden davanın tapu iptali ve tescili istemine dönüştüğü gözönünde bulundurularak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, hükme yöneltilen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı … Başkanlığından onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı temyiz harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, davalılar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı)’ndan ve Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09.04.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.