YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14384
KARAR NO : 2012/13773
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Elmaçayır Köyü 101 ada 189 parsel sayılı 5096,53 m² yüzölçümündeki taşınmazın davalı adına tapuya kayıtlı olduğunu, ancak taşınmazın öncesinin ve fiili durumunun orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm davacı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından kısmen onanmış ve kısmen de bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin kısmen onama, kısmen bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 362,13 m² ve (B) harfi ile gösterilen 4174,02 m² yüzölçümlü bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tapu kaydı oluşan gerçek kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere yönelik olarak hükmün onanmasına, çekişmeli taşınmazın krokide (C) ile gösterilen bölümü yönünden ise, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 560,02 m² yüzölçümlü bölümünün üzerinde 40 ve 50 yaşlarında tam kapalılık oluşturan karaçam cinsi orman ağaçlarının bulunduğu ve bu hali ile eylemli orman olduğundan adına tapu kaydı oluşan davalı gerçek kişi yararına bu bölüme ilişkin olarak 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, taşınmazın krokide (C) ile işaretli bölüme ilişkin olarak davacı Hazinenin davasının kabulü gerekirken … şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulüne ve dava konusu Elmaçayır Köyü, 101 ada 89 (189) parsel sayılı taşınmazın 16.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen 560,02 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile bu bölümün taşınmazdan ifrazı ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1981 yılında 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasayla değişik hükümlerine göre yapılıp 06.02.1981 – 06.02.1982 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 2003 yılında 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasayla değişik hükümlerine göre yapılıp 27.02.2004 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu taşınmazın parsel sayısı “189” olduğu halde, hüküm fıkrasında maddi hata ile taşınmazın parsel sayısı olarak “89” sayısının yazılması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının birinci bendinin birinci satırında çekişmeli taşınmazın parsel sayısı olarak yer alan “89” sayısı hükümden çıkartılarak, taşınmazın parsel sayısı olarak yerine “189” sayısının yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 03.12.2012 günü oybirliği ile karar verildi.