YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14406
KARAR NO : 2013/3390
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 21/04/2008 tarihli dilekçesinde müvekkillerinin ….. Köyü ….. mevkiinde bulunan 34 pafta, 2014 parselde kayıtlı bulunan ve daha sonra 7344 ve 7345 nolu parsellere ifraz olan ve akabinde şu anki tapulara ifraz olan taşınmazların malikleri olduklarını, her davacının kendisine düşen yere ev yaptığını ve kullanmaya başladığını, yapılan orman tahdit çalışmaları neticesinde taşınmazlara özel orman şerhi konulduğunu, söz konusu tahdit işlemine karşı Sakarya Kadastro Mahkemesine (2001/1 E 2002/1 K) dava açtıklarını, yapılan yargılama sonrasında taşınmazların bir bölümünün orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiğini, bir kısmının ise özel orman sınırları içinde kaldığından bahisle davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkillerinin dava konusu yere ev yapıp kullanmaları nedeni ile haklarında Orman İşletme Müdürlüğünce özel orman alanını işgal ettikleri gerekçesiyle tutanaklar tutulduğunu ve haklarında Sakarya 1 ve 2. Sulh Ceza Mahkemelerinde davalar açıldığını, 2. Sulh Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, 1. Sulh Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararları verildiğini ancak temyiz üzerine Yargıtay tarafından; söz konusu taşınmazların üzerinde Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/894 E – 1977/713 K sayılı kararında taşınmazların tarla olduğunun belirtildiği, bu hükmün taşınmazlara uygulanması gerektiğinin belirtilerek bozulduğu, daha önce deprem nedeniyle bulunamayan 2. asliye hukuk mahkemesi dosya içeriği ve krokilerinin sulh ceza mahkemesi dosyasındaki yargılama sırasında bulunabildiğini, karar ve krokinin zemine uygulandığını, taşınmazların tarla vasfında olduğuna dair 2. asliye hukuk mahkemesi kararında belirtilen sınırların içinde kaldığının tesbit edildiğini, 2. asliye hukuk mahkemesindeki kesinleşmiş kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu ve tarafları bağlayacağını, daha önce kadastro mahkemesinin 2001/1 E. – 2002/1 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 2. asliye hukuk mahkemesindeki bu dosyaya ve krokiye ulaşılamaması nedeniyle o zaman zemine uygulanmadığını, dolayısıyla eksik yargılama sonrasında hüküm tesis edildiğini, bu nedenle ilgili kararın zemine uygulanarak, ifraz parsellerinin anılan mahkeme kararında belirtilen tarla vasfındaki taşınmazın kapsamı içinde kaldığı belirlendiği takdirde, taşınmazların özel orman olduğuna dair tahtidinin iptalinin gerekeceğini, bu durumun tesbiti amacıyla iade – i muhakeme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
Yargılamanın yenilenmesini öngören H.U.M.K.’nun 445. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir. Yargılamanın yenilenmesini isteyenler tarafından ileri sürülen hususlar kanunda öngörülen nedenlerden hiçbirine uymadığı gibi mahkemenin yargılamanın iadesi talep edilen 2001/1-2002/1 sayılı dosyasında da asliye hukuk mahkemesinin 1974/894 – 1977/713 sayılı kararına dayanıldığı ve bu dosyada da değerlendirildiği anlaşıldığından davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine 28/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.