YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14489
KARAR NO : 2013/3919
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı olarak yapılması istenmişse de, 6100 sayılı H.M.K.nun geçiçi 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 438/2 maddesi gereğince hâkimin reddine ilişkin verilen kararların temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması mümkün olmadığından talebinin reddine ve süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen alacak davası sırasında davacı vekili tarafından 14.05.2012 tarihli dilekçe ile “…delillerinin toplanmadığı, bu konudaki taleplerinin değerlendirilmediği, 08.05.2012 tarihi oturumda dinlenen tanığa yönelttikleri soruların tutanağa geçmedği, davalı vekilinin tanığı yönlendirmesine göz yumulduğu, bu celse yaşananlar ile ilgili olarak Av. … tarafından tutanak tutulduğu, hâkim hakkında cezaî ve disiplin soruşturması açılması için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapıldığından hâkimin tarafsızlığını yitirdiği ve aralarında husumet oluştuğu…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim Doğan Ağırman (40767)’ın, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından “…Yargılama devam ederken taraflardan birisinin hâkimi şikayet etmesi ve aleyhine dava açmasının ret sebebi oluşturmayacağı, H.M.K.’nun 36. maddesi şartlarının gerçekleşmediği…” gerekçesiyle talebin reddi ile H.M.K.’nun 42/4 maddesi uyarınca reddeden tarafa disiplin para cezası uygulanmasına yer olmadığına ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, hâkimin reddi için ileri sürülen hususlar H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Ayrıca, yargılamanın devamı sırasında taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.K.’nun 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hâkimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına gelir. Hiçbir hukuk kuralı, kötü niyetliyi korumaz. Aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabiî hâkim ilkesini de zedeleyecektir. Bu nedenle, konuyu inceleyen mercinin H.M.K.’nun 36/1-d. maddesi hükmünü yorumlaması usul ve kanunlara uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.