YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14524
KARAR NO : 2013/3467
KARAR TARİHİ : 29.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü hudutları içerisinde bulunan 144 ada 1 parsel sayılı 3267,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi vasfıyla yedi hisse kabul edilerek 1/7 şer hisse ile davalılar …, …, …, …, …, … ve … adına,
144 Ada 2 parsel sayılı ve 5175,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise fındık bahçesi vasfı ile davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi 21/11/2011 havale tarihli dilekçesiyle, 144 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında orman olarak tespit görmesi gerekirken, davalılar adlarına tespit gördüğünü, mevcut kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılmış orman kadastrosu yoktur.
3402 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince kadastro mahkemesi “taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmakla” görevlidir. Kadastro Kanununun bu amacı doğrultusunda kadastro mahkemesi 3402 sayılı Kanunun 25. maddesine göre “kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir”, 29. madde gereğince “bir mirasçı diğerlerinin muvafakati olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam edebilir. Mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyle ölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar hakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları denilmek suretiyle mirasçılar aleyhinde dava açılabilir. Dava sırasında davalının davadan önce öldüğünün anlaşılması halinde, davaya mirasçıları aleyhine devam edilir.”
Dosya arasına getirtilen nüfus kayıt örneğine göre, kadastro sırasında dava konusu 144 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 20/12/2003 tarihinde ölen davalı … adına tespit gördüğü, dava sırasında …’ ın ölü olduğu anlaşınca mahkemece davaya …. mirasçıları aleyhine devam edildiği, ancak; Kadastro Kanununun amacı doğrultusunda gerçek hak sahibi mirasçılar adına tespit ve tescil kararı verilmeyerek dava konusu 144 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapuya tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Davalı … 20/12/2003 tarihinde ölmüştür.
Ölüm tarihi itibari ile … mirasçıları davalılar … 14/56, … 6/56, … 6/56, … 3/56, … 3/56, Medine Aras 6/56, … 6/56, … 6/56 ve… 6/56 oranında mirasta pay sahibidirler.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 3402 sayılı Kanunun 25 ve 29. maddeleri uyarınca gerçek hak sahibi mirasçıları adlarına tescil kararı verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “ 144 ada 1 ve 2 parsellerde kayıtlı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine ” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bentinde yer alan “Dava konusu Trabzon İli, Araklı İlçesi, Birlik Köyünde kain 144 ada 1 ve 2 parsellerde kayıtlı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “Dava konusu … Köyünde kain 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline,
Dava konusu … Köyünde kain 144 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin İPTALİ ile parselin tamamı 56 pay kabul edilerek,
14/56 payın…kızı, 1932 doğumlu, 21842655968 TC kimlik no’ lu …,
6/56 payın … oğlu, 1948 doğumlu, 21836656186 TC kimlik no’lu …,
6/56 payın … kızı, 1954 doğumlu, 14372904910 TC kimlik no’lu …
3/56 payın … kızı, 1978 doğumlu, 21812656988 TC kimlik no’lu …,
3/56 payın … kızı, 1981 doğumlu, 21809657042 TC kimlik no’lu …,
6/56 payın … kızı, 1963 doğumlu, 22025649842 TC kimlik no’lu …,
6/56 payın … oğlu, 1964 doğumlu, 21830656304 TC kimlik no’lu …,
6/56 payın … kızı, 1967 doğumlu, 21890654364 TC kimlik no’lu …,
6/56 payın … kızı, 1957 doğumlu 21911653604 TC kimlik no’lu …,
adlarına tapuya kayıt ve tesciline ”
cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/03/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.