YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14643
KARAR NO : 2013/778
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … terekesi temsilcisi dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan 11 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, ortak muristen kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğununu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı ve mirasta ortak kişiler adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece 21/07/2010 tarihli raporda … Mevkiinde C (11554 m2) ve … Mevkiinde D (1838 m2) işaretli yere ilişkin davanın kabulü ile … … mirasçıları adına tapuya tesciline, 9 parça taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1984 yılında kesinleşmiştir.
1) Davacının (C ve D) işaretli taşınmazlar dışında kalan ve mahkemece reddedilen bölümlere ilişkin temyiz itirazları bakımından; çekişmeli taşınmazların uzun yıllardır kullanılmadığı, üzerlerinde kısmen meşe, kısmen yabani ot kaplı olduğu, bu halde zilyedlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden sözedilemeyeceği, bunun yanısıra … Mevkiinde (A ve B) işaretli taşınmazların davacı adına tesbit edilen 294 parselde; … Mevkiinde yer alan (J) işaretli taşınmazın yine davacı adına tespit edilen 413, 414 parseller içinde; … Mevkiinde dava edilen taşınmazın 394 parsel içinde yer aldığı ve tescil davasına konu olamayacağı, diğer taşınmazların ise orman bütünlüğü içinde yer aldığı ve dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığı, keşif sırasında uygulanamadığı, bir an için uyduğu düşünülse dahi 3402 sayılı Kanunun 20/B maddesine göre hak sahibi tarafından kullanılmayan kayıt ve belgelere değer verilemeyeceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile (C ve D) işaretli taşınmazlar dışında kalan taşınmazlara yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin (C ve D) işaretli taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyedlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dairenin 11.04.2012 günlü geri çevirme kararı üzerine hazırlanan ek raporda 2000 tarihli memleket haritasında (D) işaretli taşınmaz bölümü kısmen yeşil renkli bölümde işaretlendiği halde, bu yeşil rengin hangi tarım ya da orman bitkisini temsil ettiği açıklanmamıştır. Ayrıca, taşınmazlar 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık konumunda görünmektedir. Davacının tutunduğu Temmuz 1971 tarih 82 ve 94 numaralı tapu kayıtlarının taşınmazlara uyduğu bildirilmişse de tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileriyle getirtilip keşifte uygulanmamış, kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapularda yazılı dere, dağ gibi sınırlar zeminde gösterilmişse de kişi isimlerinin sınırdaki büyük parsel içinde kaldığı anlaşılmakla birlikte, taşınmaza ne şekilde uyduğu tartışılmamış ve sınırdaki büyük parselin orman olup olmadığı, parsel numarası alıp almadığı araştırılmamış, tutanağı getirtilmemiştir. Yine aynı şekilde, taşınmazların 1984 yılında yapılan kadastro sırasında neden tespit harici bırakıldığı da belirlenmemiştir.
O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir tarım, bir orman, bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, dayanılan tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileriyle getirtilip uygulanmalı, kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüşse bu taşınmazlara ait ve yine sınırdaki büyük parsele ait kadastro tespit tutanakları, en yakın komşu parseller olan 357 ve 363 parsellerin tutanakları ve varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, uzman bilirkişiye 2000 yılına ait memleket haritasındaki yeşil rengin anlamı açıklattırılmalı, ziraat uzmanından taşınmazların bitki örtüsü, üzerindeki ağaçların yaşı, sayısı, dağılımı, hakim ağaç türünün ne olduğu, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı konusunda rapor alınmalı, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değil ise, tapu kayıtlarının taşınmazlara uyup uymadığı, kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, değişir sınırlı kayıtlar sözkonusu olduğundan kapsamı 3402 sayılı Kanunun 20/B ve C. maddelerine göre belirlenmeli, tapu kayıtları uymadığı takdirde taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık olarak değerlendiriip değerlendirilemeyeceği yönünden rapor alınmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının reddi ile reddedilen taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin (C ve D) işaretli taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 05.02.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.