Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14708 E. 2013/3753 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14708
KARAR NO : 2013/3753
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 25.11.2009 günlü kadastro mahkemesine verdiği dava dilekçesiyle;…. Köyünde 1992 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında adına tesbit ve tescil edilen 134 ada 6 sayılı parselin bölgede 2008 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında bu kez orman sınırları içerisine alındığı iddiasıyla, 134 ada 6 parselin orman sınırı içine dahil edilmesi işleminin iptalini istemiş, kadastro hakimliğince; orman kadastrosunun 22.02.2009’da kesinleştiği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararıyla asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık sürede tapuya dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak 22.02.2009’da kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliği olmayan orman içi açıklık niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanağı varsa dayanak belgeleri, içinde bulunduğu geniş pafta örneği, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve ekleri, taşınmazın orman kadastrosu olarak bir kısmının … İlçesi hudutları içerisinde, bir kısmının da…. Köyü hudutları içerisinde kaldığı bildirildiğinden,…. Köyünde yapılan orman kadastrosuna ait işe başlama, çalışma, askı ilân tutanakları ve tahdit haritası, … İlçesi ile…. Köyüne ait kenarlaştırılmış pafta örneği getirtilerek taşınmazın tahdide göre konumu tam olarak belirlenmemiş, uygulanan memleket haritasının tarihinin açıklanmadığı ve sadece taşınmazın işaretlendiği yetersiz orman bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmıştır. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanağı varsa dayanak belgeleri, içinde bulunduğu geniş pafta örneği, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve ekleri,…. Köyünde yapılan orman kadastrosuna ait tüm tutanaklar ve haritası, … İlçesi ile…. Köyüne ait kenarlaştırılmış pafta örneği, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, dava tarihinden 15 veya 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı(Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,

kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 veya 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları ile komşu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak ve dayanakları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3/3/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapıları, bitki örtüsü ve çevreleri incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA , alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.