Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14754 E. 2013/3452 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14754
KARAR NO : 2013/3452
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacısı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 117 ada 107 parsel numaralı 9581 m2 yüzölçümlü taşınmaz; ev, garaj ve arsa niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla; diğer davacı ise, 4500 m2 bölümün kendi adına tescili gerektiği iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, davacı Hazine tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine karar Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.12.2009 gün ve 14941-19241 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli Tepeköy 117 ada 107 parsel hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak araştırma inceleme yapılarak karar verildiği, oysa; Hazine tarafından, taşınmazların öncesi itibarıyla orman olması nedeniyle zilyedlikle kazanılamayacağı iddia edildiğine göre, 4999 sayılı Kanunun 7. maddesine göre herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman olup olmadıklarının eski tarihli resmi belgelere göre incelenmesi ve orman olmadıkları saptanırsa, bu kez 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle;
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2011 gün ve 2010/14722 – 2011/1201 sayılı kararında özetle: “Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve aynı nedenle dava konusu edilen aynı köyün değişik mevkilerinde bulunan taşınmazlara ait dava dosyalarının incelenmesinde, uzman bilirkişi kurulu Murat Sargıncı ve arkadaşları tarafından hazırlanan raporlarda yöreye ait 1960 ve 1982 tarihli memleket haritalarının yanısıra, 1944 tarihli hava fotoğrafları ile kesinleşen orman kadastro haritaları ve amenajman planlarının incelendiği, 1960 tarihli memleket haritalarında taşınmazların tamamen ve kısmen; 1982 tarihli haritalarda tamamen yeşil renkli alanlarda; 1944 tarihli hava fotoğraflarında da yine koyu renkli bölümde işaretlendiği, bilirkişiler tarafından memleket haritalarındaki yeşil renk fındıklık olarak, hava fotoğraflarındaki koyu renk ise çalılık olarak tanımlanmış ise de 1982 tarihli memleket haritasında taşınmazların bulunduğu alanlarda “5 – 8 metre kayın- gürgen” ibaresinin bulunduğu, taşınmazların genellikle yüksek eğimli olduğu, uzman bilirkişi raporlarında üzerlerindeki fındık ağaçlarının yaşlarının 45-50 olarak belirtildiği, bu durumda 1944 tarihli

hava fotoğraflarındaki koyu renkli görüntünün fındık ağaçlarından kaynaklanmadığı, halihazırda dosyada bulunan güncel fotoğraflardan fındık ağaçlarının aralarında, başka cinsten yapraklı ağaçların bulunduğu anlaşılmaktadır. Uzman bilirkişilerin incelediği ve yöreye ait en eski tarihli harita olarak bildirdiği memleket haritası 1960 tarihli olup, incelenen hava fotoğrafları ile arada 16 yıl bulunmakta, 1960 tarihli haritanın 1944 tarihli hava fotoğraflarına göre hazırlanıp hazırlanmadığı, arada daha eski tarihli bir memleket haritasının olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır…” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının reddine, birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kısmen kabulü ile 117 ada 107 parselin kadastro tespit tutanağının iptali ile (B) ile gösterilen 5664,64 m²’lik kısmının 117 ada 107 parsel numarası ile… adına tesciline, (A) ile gösterilen 3916,78 m²’lik kısmının parselden tefrik edilerek 117 ada son parsel numarası ile davacı Hazine adına orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılıp, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece, davacının davasının reddine, birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kadastro hâkimi doğru, infaza kabil ve açık sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu halde, taşınmazın (B) bölümü yönünden veraset ilâmına atıfta bulunmadan ve miras payları gösterilmeden, ölü olan … adına tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 3. bendinin son cümlesinde yer alan “tesbit gibi … oğlu … adına tesciline” kelimelerinin çıkarılarak yerine “kargir ev ve iki katlı ahşah ev ve garaj ve arsa niteliğin de dosya içersinde bulunan kök muris … ‘ye ait verâset ilâmın da belirtildiği üzere taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 5664,64 m2’lik bölümünün … oğlu … mirasçıları adına tamamı 6 pay kabul edilerek, 1 payının … adına; 1 payının … adına; 1 payının … adına; 1 payının … adına; 1 payının … adına; 1 payının ….’ye verasette iştirak hükümleri gereğince tapuya kayıt ve tesciline” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 28/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.