YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14777
KARAR NO : 2013/3661
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi,… Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli paftada İtrz-77 olarak gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın tesbit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi yazılı kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra, dava konusu 211 ada 13 nolu parsele yönelik davanın kabulü ile fen bilirkişinin rapor ve krokisinde (13A) olarak belirtilen kısmın davalı adına yapılan tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2010 tarih ve 2010/13653 E., 2010/14518 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [ Hükme esas alınan raporlarda dava konusu taşınmazın geniş çevresiyle birlikte komşu taşınmazları gösterir biçimde aplike edilmediği, elle işaretleme yapıldığı, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya, bilirkişinin yetersiz raporuna dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, usûlünce orman araştırması yapılarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazın tesbit tutanağının, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle, kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan, dava konusu taşınmazın (B) bölümü üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceğinin kararda gösterilmemiş olması, Orman Yönetiminin davası kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında “sair kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” denilmiş olması doğru değildir. ] denilmiştir. Mahkemece, dava konusu 211 ada 13 nolu parselin (13A) ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (13B) ile gösterilen bölümünün … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın davaya konu edilmeyen (13B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 02/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.