YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14804
KARAR NO : 2013/4606
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
B.Derbent/Hikmetiye Köyünde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, dava konusu 137 ada 12 ve 13 nolu parsellerin kadastro tutanağı, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/90 Esas sayılı dosyasında Hazine tarafından açılan müdahalenin men’i davasında davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak Kadastro Kanununun 5. maddesi uyarınca mahkemeye gönderilmiştir. Davacı … ve arkadaşları; taşınmazların müşterek murislerine ait olduğu paylaşım yapılmadığı bu yüzden tüm mirasçıların olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece; davacı Hazinenin davasının kabulüne, 137 ada 12 numaralı parsel olarak ve tarla niteliği ile kadastro tespiti yapılan 5903.43 m2 miktarındaki taşınmazın ve 137 ada 13 numaralı parsel olarak ve tarla niteliği ile kadastro tesbiti yapılan 7446.65 m2 miktarındaki taşınmazın malik hanesinin … yazılması sureti ile doldurulmasına ve bu şekilde tapuya tesciline, taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçlarının 50 yıldan beri … mirasçılarının iştirak halinde kullanımında olduğunun şerhine, fen elemanı Harita Mühendisi Hakan Kürklü tarafından düzenlenen 28/03/2012 tarihli rapor ekindeki krokide 137/12 parselin bitişiğindeki (A) olarak gösterilen ve siyah çizgilerle taranan 1881.07 m2 miktarındaki alan ve 137/13 parselin bitişiğindeki (A) olarak gösterilen ve siyah çizgilerle taranan 1291.81 m2 miktarındaki alana başka bir parsel numarası verilmesi ve niteliğinin orman olarak yazılması sureti ile … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm dahili davalı … Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Bölgede 1979 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2. madde çalışmaları ile 1988’da kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. 2010 yılında 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına göre, dava, hükmü temyiz eden Orman Yönetimine mahkemece ihbar olunmak suretiyle bildirildiğine, bu durumun Orman Yönetimine taraf sıfatı kazandırmayacağına, kaldı ki, yönetimin usûlünce açılmış bağımsız bir davası olmadığı gibi, bu davaya 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi anlamında harcının yatırmak suretiyle katılımı da bulunmadığından bir hükmü yalnızca taraflarının temyiz edebileceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı kazanmayan Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taşınmazların kök muris …’tan intikal ettiği keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, dava konusu taşınmazlar 137 ada 12 ve 13 parseller olup hüküm kısmında bu taşınmazların dışında bilirkişi raporuna göre orman tahditi içinde kaldığı belirlenen 1881,07 m2 ve 1291,81 m2 bölümlerin dava konusu olmamasına rağmen , kesinleşen orman sınırları içersinde kaldığı anlaşılan bu bölümler için hüküm kurulması yerinde değil ise de;bu husus hükmün bozulmasını ve yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2 ve 4 numaralı bentlerinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi gereğince bu düzeltilmiş haliyle ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; dahili davalı … Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi gereğince bu düzeltilmiş haliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişilerden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.