YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14808
KARAR NO : 2013/4649
KARAR TARİHİ : 19.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … Beldesi 129 ada 2 parsel sayılı 1506,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan, kullanıcısının “…” olduğu belirtilerek, Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın yol inşaat ve emniyet sahası içinde kalması gerekirken, kadastro tesbit çalışmaları esnasında yanlışlıkla davalı … tesbit yapıldığını belirterek, dava konusu yerin yola terkinine ve yol inşaat ve emniyet sahası olarak tesbit edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, Samsun İli, Bafra İlçesi, … Beldesi 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı beyanlar hanesindeki “25 yıldır Aydın oğlu … tarafından tarla olarak zirai amaçla kullanıla geldiği ve halen de adı geçenin zilyetliğinde olduğu” ibaresinin iptali ile yerin yol olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından idare lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 12.04.2011 tarih ve 2011/4344 Esas – 2011/4254 Karar sayılı kararıyla ” tesbit maliki olan Hazinenin de davaya dahil edilmesi ve taşınmaz hakkında sicil oluşturulması gerektiği” yönüyle hükmü bozmuş, mahkemece, bozma ilâmına uyularak, davanın kabulüne, … Beldesi 129 ada 2 parselin, 14.02.2012 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokinin kırmızıya boyalı ve (B) harfi ile gösterilen 1115,07 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiş, hüküm dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro tesbitine itiraz davalarında hâkimin taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturması gerekirken, davalı taşınmaz olan 129 ada 2 parselin (A) harfli bölümü yönünden sicil oluşturulmaması (B) ile gösterilen bölüm yönünden de kadastro tesbitinin iptali yerine tapu kaydının iptaline denilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün birinci bendinde yer alan ” tapu kaydının iptali ” kelimeleri çıkartılarak yerine ” kadastro tesbitinin iptali” yazılması, yine 1. bendin sonuna gelmek üzere “129 ada 2 sayılı parselin (A) harfli 391,04 m2’lik bölümünün, üzerindeki şerhleriyle birlikte aynı parsel numarasıyla tesbit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” cümlesi eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 19/04/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.