Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14923 E. 2013/3811 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14923
KARAR NO : 2013/3811
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1956 yılında yapılan kadastro sırasında Turgutalp Köyü 318 parsel sayılı 14.300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 7822 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kiraz bahçesi niteliği ile Alican İşçi adına tesbit edilmiş, itirazsız kesinleşmesi üzerine satış yoluyla … ve ortaklarına geçmiştir. Davacılar … ve arkadaşları; orman kadastro çalışmaları sırasında 318 parselin orman sınırları içine alındığı, orman kadastrosunun iptali istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.03.2009 gün 2009/1076 – 3578 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Yörede yapılan orman kadastrosu 09.08.2006 tarihinde ilân edildiğinden orman kadastrosunun kesinleşmediği, kişilerin 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi uyarınca altı aylık sürede … hasım gösterilmek suretiyle kadastro mahkemelerinde sınırlamaya itiraz hakkına sahip oldukları, somut olayda dava 09.08.2006 tarihinde altı aylık süre içinde Hazine’ye karşı açıldığı, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilerek kadastro mahkemesine aktarılması ve kadastro mahkemesince de … davaya dahil edilerek işin esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak, dava dosyası görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesince Orman Yönetimi davaya dahil edildikten sonra davanın reddine karar verilmiş; davacılar tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2011 gün ve 2011/7502-7201 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın 1964 basım tarihli memleket haritasında orman ağaçları rumuzu bulunan açık alanda, 1957 çekim tarihli hava fotoğrafında ise tamamının koyu renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte, mahkemece alınan ek raporun ekindeki 1957 ve 1995 tarihli hava fotoğraflarında taşınmaz nokta şeklinde işaretlenmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine aynı uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli 1957 çekim tarihli hava fotoğrafında çekişmeli taşınmazın tamamı açık alanda, 1995 tarihli hava fotoğrafında ise kısmen koyu kısmen açık alanda işaretlenmiş olup, uzman orman bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi Dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan ek rapor ile de çelişkilidir. Bu durumda; karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı”na değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 318 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen ve 14/06/2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunun ekindeki krokide kırmızıya boyanarak, 12/05/2011 tarihli bilirkişi kurulu raporu ekindeki krokide ise (A) ile gösterilen 13.600,00 m²’lik bölümünün orman olmadığı anlaşıldığından, 166 nolu Orman Kadastro Komisyonu’nun 09/11/2000 tarihli kararının, taşınmazın bu kısmının orman tahdit alanı içine alınmasına ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 24.04.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, hüküm fıkrasında taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar vermeden, orman tahdit işleminin iptali kararı ile yetinilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “iptaline” kelimesinden sonra gelmek üzere “orman sınırlarının dışına çıkarılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.