YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14978
KARAR NO : 2013/740
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … Bilen vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Kumla Beldesi, 3832 parsel sayılı, 256.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 19/02/2007 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (D) harfi ile işaretli 33748,40 m2, (E) harfi ile işaretli 23314,69 m2, (F) harfi ile işaretli 24127,85 m2’lik bölümlerin ifraz edilerek son parsel numaraları ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (C) harfi ile işaretli 12120,78 m2’lik bölümün 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, kalan bölümlerin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan İsmail Bilen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu yapılmış, dava konusu yer orman sınırları dışında bırakılmıştır. 1990 yılında 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde ve aplikasyon uygulaması yapılıp kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1963 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz tarla ve çiftlik niteliği ile gerçek kişiler adına tesbit edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın (D, E ve F) harfleri ile işaretli bölümlerinin orman tahdidi içinde kalan, (A) ve (B) işaretli bölümlerinin orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın ( C) harfi ile işaretli bölümü 2/B sahasında kaldığı ve Hazinenin de bir davası bulunmadığı halde, bu bölümünde tapu kaydının iptal edilmesi, yine 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve
vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2, 4, 5 ve 6 bentlerinin çıkartılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 04.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.