YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15035
KARAR NO : 2013/4631
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1974 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda dava konusu taşınmaz, 719 parsel numarası ile sınırlandırılmıştır. Halen davalı adına tapuda kayıtlı bulunan çekişmeli Bozören Köyü 719 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 2009 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile taşınmaz orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında taşınmaz için tutanak tutulmayarak, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf Dairesi Başkanlığının 04.08.2009 tarih ve 2009/15 sayılı Genelgesi uyarınca, tapunun beyanlar hanesine “taşınmazın 2101 m²’lik bölümü Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır” şeklinde şerh verilmiştir.
Davacı … Yönetimi, kadastro mahkemesine verdiği dilekçede, davalı adına kayıtlı dava konusu Bozören Köyü 719 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmasının askı ilanına çıkarıldığını bildirerek, dava konusu taşınmazın Orman Kadastro Komisyon Başkanlığı tarafından yapılan eylemli orman tesbit çalışmalarında kısmen eylemli orman olduğunun tespit edildiği, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve eğimi itibariyle eylemli orman olduğu iddiasıyla kadastro tesbitinin iptaline, taşınmazın kısmen orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Kadastro mahkemesince, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; davacı … Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, 20. Hukuk Dairesinin 30/01/2012 tarih ve 2012/830 – 546 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş, dosya görevsizlikle kendisine gelen Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne, Bozören Köyü 719 parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 1954,92 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak 29.12.2008 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B uygulaması birlikte yapılarak 29.12.2008 tarihinde ilân edilip kesinleşmiştir. Temyiz incelemesine konu, 719 parselin krokide (A) ile gösterilen kısmının, kesinleşen 2/B sınırları içinde kaldığı orman ve fen bilirkişi raporları ile sabit olmuştur. 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulaması ile öncesi orman olan yerler, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığından ve 2/B uygulamasının kesinleşmesi ile mülkiyet Hazineye geçtiğinden, bu durumda pasif husumet Hazineye de yöneltilmelidir.
Hazine, davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, davalı aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmesi ve HMK’nun 333. maddesi uyarınca gider avansından kullanılmayan kısmın iadesine hükmedilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.