Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15051 E. 2013/899 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15051
KARAR NO : 2013/899
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2001 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 101 ada 541 parsel sayılı 25300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fundalık niteliğinde Hazine adına tesbit edilip 25/01/2002 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı, 05/01/2009 tarihinde açmış olduğu davada, çekişmeli yerin murisinden kendisine kalan tarım alanı olduğu iddiası ile tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, Hazine adına olan tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından verilen kararın yerinde olmadığı, ayrıca takdir edilen vekalet ücretinin yüksek olduğu; davacı vekili tarafından ise, bakiye harcın taraflarına yükletilmemesi gerektiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında seri usulle yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde, 2001 yılında ise 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davanın kabulüne karar verildiği halde 2871.-TL harcın davacı taraftan alınması yerinde değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 2. bent kaldırılarak, bunun yerine, “  harç tayinine yer olmadığına ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, davacının yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 07/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.