YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15083
KARAR NO : 2013/1818
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi aslî müdahil davacı … Yönetimi ile davalı Hazine ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 187 ada 1 parsel sayılı 248.036,69 m2, 188 ada 1 parsel sayılı 116.752,86 m2 ve 189 ada 1 parsel sayılı 8275,55 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro komisyonunca mera olarak sınırlandırılmış ve köy ortamalı olarak tespiti yapılmış fakat mera olarak sınırlandırılan bu parseller içersinde köy halkının özel ve mülkiyete konu tapulu taşınmazları bulunduğundan Muhtar ve tutanak bilirkişileri bu nedenle imzadan imtina etmişlerdir. Davacılar …, …, …, …, …, …, … mahkemeye sundukları müşterek dilekçelerinde taşınmazların tarla vasfında tarım arazisi olarak kullanıldığını, dedelerineden kalma yerleri olduğunu ve tümünün tapulu olduğunu iddia ederek, adlarına tescili istemiyle Hazineye husumet yönelterek dava açmışlar ve dava dilekçesine, Ağustos 1318 tarih 29 numaralı, Mart 1304 tarih 39 – 40 numaralı, Şubat 1312 tarih 9 numaralı temmuz 1944 tarih 25 numaralı tapu kayıtlarını eklemişlerdir. Orman Yönetimi ise, davaya keşiften sonra mahkemenin ihbarı üzerine aslî müdahil davacı sıfatı ile harçlı olarak katılmıştır. Mahkemece köy tüzel kişiliği ve Tarım İl Müdürlüğü davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine,
1) Dava konusu 189 ada 1 nolu parsel, 188 ada 1 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı, 187 ada 1 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı yönünden asli davacı … Orman İşletme Müdürlüğünün davasının KABULÜNE, diğer parseller yönünden ise asli davacının davasının REDDİNE,
2) Dava konusu 188 ada 1 nolu parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı ile 187 ada 1 nolu parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden ise davacılar …, …, …, …, …, …, …’nun davasının KABULÜNE, diğer parseller yönünden davacıların davasının REDDİNE,
3) … İli, … İlçesi, … Köyü 187 ada 1 nolu parsel, 188 ada 1 nolu parsel ve 189 ada 1 nolu parsellerin kadastro tespitlerinin İPTALİNE,
4) … İli, … İlçesi … Köyü 189 ada 1 nolu parsel, 188 ada 1 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı, 187 ada 1 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının devlet ormanı vasfı ile Hazine adına tapuya TESCİLİNE, (fen bilirkişisi … …’ın raporunun eklenilmesine),
5) … İli, … İlçesi, … Köyü 188 ada 1 nolu parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı, 187 ada 1 nolu parselin (B) harfi ile gösterilen kısmının tarla vasfı ile davacılar … ve … oğlu, 02.04.1975 doğumlu …, … ve … oğlu 15.08.1971 doğumlu, …, … ve … oğlu, 01.01.1954 doğumlu …, … … ve … oğlu, 01.07.1958 doğumlu, …, … … ve … oğlu, 15.07.1957 doğumlu …, … ve … oğlu, 01.01.1953 doğumlu, … ve … … ve … oğlu, 10.07.1957 doğumlu, … adlarına iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tapuya tesciline, (Fen bilirkişisi … …’ın raporunun eklenmesine) karar verilmiş, hüküm aslî müdahil davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü (Tarım İl Müdürlüğü) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi ve ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların 1955 bütünlemeli ve 1959 basım tarihli memeleket haritasında kısmen yeşil renkli ormanlık alanda kısmen de beyaz renkli açık alanda kaldığı belirlenmiş ve taşınmazların konumu memleket haritasında gösterilmiştir. Memleket haritasını hazırlanmasına esas olan hava fotoğrafları incelenmemiştir. Orman ve ziraat bilirkişi raporlarında ve raporların eki olan fotoğraflardan anlaşıldığı üzere, taşınmazların ot ve çayırlık niteliğinde olduğu ve yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre de bu şekilde kullanıldığı, eğiminin % 30 – 40 olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı söylenmiştir. Mahkemece davacıların dayandıkları tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve revizyonları getirtilmemiş ve keşifte usulünce uygulanmamıştır. Kural olarak, kadastro tespitindeki niteliği mera olan bir yerde ekonomik amaca uygun bir şekilde tarım arazisi olarak kullanımın varlığı halinde, ancak zilyetliğe dayalı olarak açılan tespite itiraz davalarının dinlenebileceği, tarım arazisi olarak kullamın dışındaki ot ve çayırlık şeklinde olan kullanıma ve zilyetliğe değer verilemiyeceği açıktır. Ancak, bunun istisnası taşınmazların tapulu olması ve tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görmemiş olması ve çekişmeli taşınmazlara tapu kayıtlarının uyduğunun kabulü halinde mümkündür. Bu nedenle;
Mahkemece, davacıların dayandıkları tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri varsa krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki
örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Somut olayda; taşınmazların memleket haritasına göre beyaz renkli açıklık alanda kalan ve orman sayılmayan bölümleri bakımından davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının usülünce uygulanması, hudut ve miktar olarak kapsamlarının belirlenmesi, usulünce mera araştırması yapılması, taşınmazların kadim ya da tahsisli mera olup olmadıklarının araştırılması, bu hususta … köylerden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi, resmî belgelerde orman sayılmayan bölümlerde tapu kayıtlarının uyduğunun kabulü halinde dayanak tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamlarının belirlenmesi; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan veya meradan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmesi; tapu kayıtlarının uymadığı veya kadastro sırasında başka parsellere revizyon gördüğünün saptanması halinde ise, tespitteki niteliği mera olan bir yerde ot ve çayrırlık olarak sürdürülen zilyetliğe değer verilemiyeceğinin düşünülmesi ve bu durumda davacı gerçek kişilerin davasının reddi ile taşınmazların resmî belgelerde orman olan bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve geri kalan bölümlerinin de tesbitteki niteliği ile mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; aslî müdahil davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün (Tarım İl Müdürlüğünün) temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harçlarının istek halinde iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.