Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15089 E. 2013/769 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15089
KARAR NO : 2013/769
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve … Köy Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, … Köyü 101 ada 797 nolu 32178,89 m² yüzölçümlü parsel, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak, tutanağının beyanlar hanesinde, taşınmazın … K.TK tarafından kullanıldığı belirtilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisinin kullanımında olduğunu iddia ederek tesbitin iptali ile kullanıcısının kendisi olduğunun tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın bir bölümünün davacının kayınbabasının kullanımında iken öldüğü ve davacının mirasçı sıfatının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 101 ada 797 nolu taşınmazın tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile taşınmazın, fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 9867,71 m² yüzölçümlü bölümünün, ölü Hamdi Işık ve mirasçılarının ve …’ın, (B) ile gösterilen 22311,18 m² yüzölçümlü bölümünün … K.TK’nin kullanımında bulunduğunun belirtilmesine, tutanağın diğer bölümlerine itiraz vaki olmadığından, sair yönlerden karar verilmesine yer olmadığına, tutanağın mülkiyet hanesinin tesbit gibi tescili için tapu müdürlüğüne gönderilmesine, 101 ada 796 nolu parsel hakkında dava açılmamış olduğundan, bu parsele yönelik açılan davanın reddine, tutanak aslı ve eklerinin kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından ve davalı … Köy Tüzel Kişiliği tarafından taşınmazın (A) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiş, Hazine daha sonra temyiz talebinden vazgeçmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kullanım kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1) Hükmü temyiz eden davalı Hazine vekilinin, 15.02.2012 havale tarihli dilekçe ile Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün oluruna dayanarak temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşıldığından, davalı Hazinenin temyiz dilekçesinin temyiz talebinden vazgeçmesi nedeniyle reddi gerekmiştir.
2) Davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince;
Kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup, kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda; dava konusu taşınmaz, kullanım kadastro tespiti çalışmalarında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak, davalı köy adına kullanım şerhi verilmiş, tesbite karşı eldeki dava açılmıştır. Buna göre, çekişmeli 797 nolu parselin kadastro tutanağı henüz
kesinleşmediğinden, kadastro mahkemesinin görevi devam etmektedir. Sonradan açılan davalar, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilmelidir. Dosya içinde bulunan Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/435 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde, davacıların askı ilân süresinden sonra 797 nolu parselin başka bölümlerine yönelik kullanım şerhi talebiyle dava açtıkları anlaşılmaktadır. Sonradan açılan davalar, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilerek dosyalar birleştirilip yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekir. Mahkemece yapılacak iş: bu parsele yönelik genel mahkemede açılan davalar hakkında görevsizlik kararı verilerek, dosyanın gönderilmesi halinde, davalar birleştirilerek uyuşmazlığın esasının çözümlenmesinden ibarettir.
SONUÇ:1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz talebinin vazgeçme nedeniyle REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.