YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15242
KARAR NO : 2013/3280
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Yeniosmaniye Köyünde tapulama harici bırakılan taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemce, davanın kabulü ile 06/04/2011 tarihli krokide (A) harfi ile işaretli 24364 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Yörede 01/09/1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1972 yılında kesinleşmiştir. Taşınmaz bu çalışmada orman olarak tesbit harici bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; dosyaya getirtilen pafta örneğinden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman yazılı olduğu halde, bu yönden hiç bir araştırmanın yapılmadığı, Orman İşletme Müdürlüğünden gönderilen ve yörede orman kadastrosunun 01.09.1992 tarihinde kesinleştiğini bildiren yazı ile yetinildiği anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece öncelikle yörede yapılıp kesinleştiği bildirilen orman kadastro haritası ile çalışma ve ilân tutanakları getirtilmeli, orman kadastro haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 10 ya da 12 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu belirlenmeli, tahdit sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde dava reddedilmeli, tahdit sınırları dışında kalıyor ise H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca paftasında orman belirlemesi yapılarak tesbit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, bu tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, ancak; orman kadastro sınırının dışında bırakıldığı tarihten sonraki zilyedliğe değer verileceği düşünülmeli, orman kadastrosunun kesinleşmesinin üzerinden dava tarihine kadar 20 yıl geçmemişse dava reddedilmeli; 20 yıl geçmişse taşınmazın yöreye ait olan ve dava tarihinden 15 – 20 yıl önce çekilmiş steroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarındaki niteliği belirlenmeli, orman sayılmayan yerlerden ise öncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanından bu konularda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, komşu 374 parselin kadastro tespit tutanağı ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri ne olarak gösterdiği araştırılmalı, bu şekilde toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.03.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.