YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15367
KARAR NO : 2013/3874
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, …Mahallesi 287 ada 1 sayılı orman parseline dahil olması gereken ve ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralı gösterilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 287 ada 1 parselin orman niteliğiyle tesbit edildiği belirtilerek, davacının dava açmada hukukî yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve 287 ada 1 parselin tesbit gibi orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün davacı tarafından esas, davalı tarafından ise vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2012/907 Esas – 2432 Karar sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkeme hâkimince dava dilekçesinde ada ve parsel sayısı itibariyle maddi hatadan kaynaklanan hatalı ifadeye değer verilerek, asıl dava edilen taşınmazlar hakkında taraf teşkili sağlanmadan ve işin esasına girilmeden davanın 287 ada 1 sayılı orman parseline açıldığına dair kabulü doğru değildir. Dava dilekçesine ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralarıyla gösterilen taşınmazlar hakkında kısmî ilândan sonra kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği ve kadastro tutanağı düzenlenmiş ise, taşınmazların ada ve parsel sayılarının kadastro müdürlüğünden sorularak tesbit edilmesi ve kısmî ilândan sonra Orman Yönetiminin dava dilekçesine ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralarıyla gösterdiği taşınmazlara karşı dava açıp açmadığı, dava açılmayan taşınmaz veya taşınmazlar bulunduğu takdirde davalı şerhi ile taşınmazların tutanak aslının dosyaya getirtilmesi, ekli krokide gösterilen taşınmazlara karşı kısmî ilân tarihinden sonra Orman Yönetimi tarafından açılmış dava var ise, dava açılan taşınmaz veya taşınmazlar yönünden şayet dosyalar derdest ise, dosyanın tefrik edilerek 6100 sayılı H.M.K’nun 166. maddesi uyarınca kadastro davalarında, aynı parsele yönelik olarak açılan tüm davaların birlikte görülerek sonuçlandırılması gerekeceğinden, aynı parsele yönelik olarak açılan davaların birleştirilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi, şayet aynı taşınmazlar hakkında açılan dava var ve taşınmazlar hakkında açılan davalarda karar verilmiş ve verilen kararlar kesinleşmiş ise, bu durumda kesinleşen kararlardaki taraflara göre hükmün kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeli, kesin hükmün varlığı halinde aynı konuda ya da aynı konulardaki sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, hukukî ve fiilî irtibat nedeni ile dosyanın, mahkemenin 2007/1106 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 sayılı Kanuna göre 20.10.1978 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, mahkemece verilen ve temyize konu edilen karar birleştirme kararı olup, 6100 sayılı HMK’nun 168. maddesi, (1086 sayılı HUMK’nun 48. maddesi) uyarınca aynı mahkemede görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı ancak asıl hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulabileceği öngörüldüğüne göre davacı … YÖNETİMİNİN TEMYİZ DİLEKÇESİNİN reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.