YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15369
KARAR NO : 2013/3876
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesi ile … Köyü 225 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında davalı adına tespit edilmesine rağmen memleket haritasında orman olarak gözüktüğünü belirterek davalı adına yapılan tesbitin iptali ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Orman Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 1986/8978 E. -1987/2832 K. sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısmının 1957 tarihli memleket haritasında orman olarak gözüktüğünün belirtilmesine karşın bu yer için davanın kabulü gerekmektedir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilâmı doğrultusunda yargılama yapılarak, davanın reddine karar verilmiş, Orman Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1994/458 E.-15529 K. sayılı ilâmı ile davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
….Kadastro mahkemesinde yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabulü ile, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfli sarı renkli 27388 m²’lik kısmın davalı kişi adına, (B) ve (C) harfi ile gösterilen yeşil renkli 24245 m²’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.1.2004 tarih ve 2003/11773 E. – 2004/393 K. sayılı bozma kararı ile dosyada bulunan bilirkişi raporlarının çelişkili olması nedeni ile yeniden araştırma ve keşif yapılmasına yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ve (A2) ile gösterilen sırayla 20314,29 m² ve 2398,55 m² yüzölçümlü bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 39891,93 m² yüzölçümlü bölümün tesbit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından, taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.06.2012 tarih ve 2012/2566 E. – 8857 K. sayılı kararı bozulmuştur.
Bozma kararında özetle; “Mahkemece davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 18.06.2002 tarihli kararda (B) ve (C) ile gösterilen 24445 m² yüzölçümlü taşınmaz bölümü orman sayılarak hüküm kurulmuş, davalı gerçek kişi, bozma öncesi aleyhteki kararı temyiz etmemiş ve mahkemece de bozma kararına uyulmakla Orman Yönetimi yararına usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve uygulama sonucu verilen 13.12.2011 tarihli kararda ise (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 22712,84 m² yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 39891,93 m² yüzölçümlü taşınmazın davalı … adına tesciline karar verilmiş ise de, bozma öncesi kararı, davalı gerçek kişi temyiz etmediğinden davacı … Yönetimi yararına oluşan usulî kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, çekişmeli taşınmazın bozma öncesinde hükme dayanak
yapılan fen bilirkişi tarafından düzenlenen 09.04.2002 havale tarihli rapor ekindeki krokide (B) ve (C) ile işaretlenen 24245 m² yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, çekişmeli taşınmazın (A1) ve (A2) ile gösterilen bölümlerinin, orman sınırları içine alınmasına karar verilmesi gerekirken, bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen bölümün de davalı kişi adına tapuya tescili şeklinde mükerrer kayıt oluşturulması doğru değildir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 09.04.2002 havale tarihli rapor ekindeki krokide (B) ve (C) ile işaretli 24245 m²’lik kısmın orman sınırları içerisine alınmasına, (A) ile işaretli 37388 m²’si ev ve tarla vasfı ile davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1983 yılında yapılıp, dava tarihinde kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunu göre yapılan 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) ile işaretli 24245 m² bölümünün orman sınırı içine alınmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; taşınmazın (A) işaretli 37388 m² bölümünün zaten tapuda davalı adına kayıtlı olduğu halde ve orman kadastrosuna itirazı inceleyen mahkemenin kişiler adına tescil kararı verme yetkisi de bulunmadığı halde, mükerrer sicil oluşturacak şekilde bu bölümün yeniden davalı adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinde yer alan “ekli krokideki (A) ile işaretli 37388 m²’si ev ve tarla vasfı ile davalı … adına tesciline” cümlesinin tamamen hükümden çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.