YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15495
KARAR NO : 2013/4456
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli Üvezpınar Köyü 423 parsel, 2615 m2 yüzölçümüyle 1961 yılında yapılan kadastro sırasında gerçek kişi adına tesbit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 1994 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın orman sınırı içinde kalan kısmı ifraz edilerek 1487 m2 yüzölçümüyle 548 parsel numarasını almış ve orman sınırı içinde kaldığı şerhi konulmuştur.
Davacı … Yönetimi, 548 parselin davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, elatmanın önlenmesi istemiyle; … ise orman şerhinin silinmesi ve orman kadastrosunun iptali istemiyle dava açmış, her iki dava birleştirildikten sonra mahkemece, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde ve eylemli orman olduğu belirlenerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne, …’ın davasının reddine, 548 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemi ile orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 13.02.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1961 yılında genel arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 548 parsel sayılı taşınmazın 1944 yılında kesinleşen orman kadastrosu içinde kaldığı, 1991 yılında yapılan aplikasyon sırasında da bu durumun değişmediği, aplikasyonun orman kadastrosuna itiraz konusunda davacı gerçek kişiye yeni bir dava hakkı vermeyeceği gözönünde bulundurularak yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın geldisi olan 423 parsel ve hatta orman sınırı içinde kaldığı belirlenen çekişmeli 548 parsel halen davacı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olduğuna göre, bu yerlerin tapuları iptal edilene kadar taşınmazlar üzerinde davalının mülkiyet hakkı bulunduğu açıktır. TMK’nun 683. (MK.618) maddesi mülkiyet hakkının unsurlarını ve kapsamını göstermektedir. Buna göre “…Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. “
Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.1988 gün ve 1987/1 – 826 E. – 1988/399 K. sayılı kararında da, tapu kaydının iptal edilinceye kadar geçerliliğini koruyacağı ve tapu sahibine elatmanın önlenmesini isteme hakkını bahşedeceği benimsenerek, mülkiyet hakkına değer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece orman tahdidi içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali yönünde hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün (B) bendinin sonunda yer alan “davalının elatmasının önlenmesine” cümlesinin hükümden çıkarılarak düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/04/2013 günü oybirliği ile karar verildi.