Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15527 E. 2013/1897 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15527
KARAR NO : 2013/1897
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 107 ada 1 parsel sayılı 325 H. 7783 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, Haziran 1307 tarih 54 ve 76 nolu tapu kayıtlarına ve zilyedliğe dayanarak taşınmazın değişik bölümleri hakkında kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten; diğer davalılar aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesine göre orman içi açıklık niteliğinde olduğu, davacı …’ün tutunduğu ve (B) işaretli bölüme ait olduğunu ileri sürdüğü Ağustos 1308 tarih 54 numaralı sicilden gelen 2 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydının mevkii çamlık olup, taşınmazın bulunduğu mevkiye uymadığı, yol, dere ve gedik şeklindeki sınırlarının ise her yere uyabilecek nitelikte olduğu ve kayıt maliki … oğlu … ile akdî veya ırsî bağın ispatlanamadığı, taşınmazın halen eylemli çamlık niteliğinde olduğu ve zilyedlik yolu ile kazanılamayacağı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro hâkimi infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, doğru sicil oluşturmakla, taşınmazın hangi nitelikle, kim adına tescil edileceğini hüküm yerinde göstermek zorunda olduğu halde, mahkemece yalnızca davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle hüküm infaza elverişli değildir, ancak bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında “….davanın reddine….” kelimelerinden sonra gelmek üzere, “çekişmeli 107 ada 1 parselin tesbit gibi orman niteliğiyle tapuya tesciline” cümlesi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26.02.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.