Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15550 E. 2013/5881 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15550
KARAR NO : 2013/5881
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1998 yılında yapılan kadastro sırasında Göktürk Köyü 970 parsel sayılı 6.428,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiştir.
1078 parsel sayılı 2.405,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın …’nin zilyetliğinde bulunduğundan söz edilerek, beyanlar hanesine “…’nin işgalindedir” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
1079 parsel sayılı 13.155,71m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın … ile …’in zilyetliğinde bulunduğundan söz edilerek beyanlar hanesine “… çocukları … ve …’in müştereken işgalindedir” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, 970 parselin öncesinin orman olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı iddiasıyla ve Hazine adına tescili istemiyle Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) 2000/486 Esas sayılı davayı açmış bu dava temyize konu dava ile birleştirilmiştir.
Davacı …, 10.9.1998 tarihli dilekçe ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak Validesuyu Mevki 2093 ilâ 2097 OTS ile çevrili bulunan taşınmaz ile Mandıra mevkii 108 ve 109 parsellerin sınırında bulunan taşınmazın orman sayılmayan yerlerden oldukları halde, orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları iddiasıyla ve taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1998/545 Esas sayılı temyize konu davayı açmış, yargılama sırasında …’in Göktürk Köyü 970, 1078 ve 1079 parselleri dava ettiği belirlenmiştir.
Mahkemece 13.04.2006 tarihli oturumda, davacının 970, 1078 ve 1079 parselleri dava ettiği, ancak; 1078 ve 1079 parsellerin kadastro tespit tutanaklarının kesinleştiği gerekçesiyle bu parsellere yönelik dava ayrılarak 2006/31 esasa kaydedilmiş ve 13.04.2006 gün ve 2006/31-118 sayılı görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dava dosyası 3. asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, mahkemece 09.04.2009 gün ve 2006/336-2009/167 sayılı ilâm ile askı süresi içinde dava açıldığından 1078 ve 1079 parsellerin tutanaklarının kesinleşmediği, kadastro mahkemesi sıfatıyla Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görev uyumazlığı Yargıtay 17. Hukuk Dairesince giderilerek Eyüp 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinin (kadastro mahkemesi sıfatıyla ) görevli ve yetkili olduğuna karar verilmiştir. Bunun üzerine; Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 6/7/2010 gün ve 2010/83 – 340 sayılı kararı ile 1078 ve 1079 sayılı taşınmazların 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde iken 1985 yılında yapılıp kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı … tarafından temyizi üzerine, Dairenin 20.10.2011 gün ve 9962 – 11863 sayılı kararıyla onanmıştır.
… tarafından 13.12.1988 tarihinde Hazine ve Orman Yönetimi taraf gösterilerek, Validesuyu mevkii 2093 ilâ 2097 OTS ile çevrili bulunan taşınmaz ile Mandıra Mevkii 108 ve 109 parsellerin sınırında bulunan taşınmazın orman sayılmayan yerlerden oldukları halde, orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları iddiasıyla açılan tescil davasında, Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.1994 gün 1988/1055 – 1994/762 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazların 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman olarak tesbit dışı bırakıldıkları, kesinleşen tahdit içinde iken 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Dairenin 07.04.1999 gün ve 2745 – 3274 sayılı kararı ile onanmıştır.
Temyize konu davada; mahkemece, çekişmeli 970 parselin kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı, … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.1994 gün ve 1988/1055 – 1994/762 sayılı kararının ise, 1078 ve 1079 parseller yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle 1078 ve 1079 parsellere yönelik davanın reddine, 970 parselin kadastro tesbitinin iptali ile … adına tapuya tesciline, Hazinenin açtığı 2000/486 (bozmadan sonra 2005/173) sayılı davanın reddine karar verilmiş, hüküm … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 26.06.1940 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kannunun 3302 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılıp 15/06/1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli 970 parselin kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı, yöreye ait 1954 tarihli hava fotoğrafları ile 1976 ve 1997 tarihli memleket haritalarında orman sayılmayan yerlerden olduğu, eğiminin % 3-8 civarında bulunduğu, kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı … yararına gerçekleştiği belirlenerek 970 parselin … adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 1078 ve 1079 parseller hakkındaki dava ayrılarak mahkemenin 06.07.2010 gün ve 2010/83 – 340 sayılı kararıyla, kesinleşen 2/B madde sahasında kaldıkları ve zilyetlik yolu ile kazanılamayacakları gerekçesiyle davanın reddi yolunda karar verildiği ve Dairenin 20.10.2011 gün ve 9962-11863 sayılı kararıyla onanıp kesinleştiği halde, bu durum gözönünde bulundurulmadan temyize konu dosyada 1078 ve 1079 parseller hakkında yeniden hüküm kurulması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. paragrafında yazılı “Asıl davada davacının açtığı davanın 1078 ve 1079 parseller yönünden reddine” sözlerinin hükümden çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.