Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15559 E. 2013/4632 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15559
KARAR NO : 2013/4632
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, Kınık Köyü 107 ada 15 parsel sayılı 6299,50 m² yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu gibi eylemli olarak da kestane ağaçları ile kaplı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2012 gün ve 2011/10954-2012/196 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: [Hükme esas alınan 06/03/2010 tarihli ziraat bilirkişi raporunda; “Dava konusu taşınmazın bir kısmının % 20 kapalılıkta gürgen, kestane cinsi ağaçlarla kaplı olduğu, diğer kısımlarının yaşlı fındık ocaklarından oluşan fındık bahçesi niteliğinde olduğu, toprak yapısı itibariyle killi-tınlı ve derin toprak yapısına sahip toprak işlemesine müsait kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, ağaçlık olan kısımda orman menşei humus tabası bulunduğu, diğer kısımlarda bulunmadığı, güneybatı bakılı ortalama % 35 – 40 eğimli, eğimi itibariyle toprak muhafaza karakteri gösteren yerlerden olduğu”nun bildirildiği, 03/03/2010 tarihli orman bilirkişi raporunda ise, taşınmazın bütün çevresi yaşlı fındık ocakları içeren fındık bahçeleri ile çevrili olup yakın çevrede eylemli ormanlık alanın bulunmadığı, en yakın ormanın kuzeyde 300 metre mesafede bulunduğu, üzerinde % 35 kapalılıkta 8 – 25 yaşlarında yabani fındık-gürgen ve akçaağaç ile 60 yaşlarında kestane ağaçlarının bulunduğu, emekle yetiştirilmiş ziraat bitkisinin bulunmadığının bildirildiği, keşif sırasında zapta geçen hâkim gözleminde ise, davalı taşınmazın yabani fındık, kestane, gürgen ve akçaağaç ile meşe türünde ağaçlarla kaplı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden olduğu, dayanak tapu kaydının taşınmaza uyduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, sınırları genel yol ve orman, değirmen harkı ve pınar yolu olan 4595 m² yüzölçümlü Aralık 1968 tarih 8 sayılı tapu kaydının, kadastro sırasında 107 ada 15-17 ve 18 sayılı parsellere revizyon gördüğü, 5006,97 m² yüzölçümlü 17 sayılı parselin tapu kayıt maliklerinde …adına, 14705,63 m² yüzölçümlü 18 sayılı parselin yine kayıt maliklerinden … adına tesbit ve tescil edildiği, dava konusu 15 sayılı parselin ise 6299,50 m² yüzölçümünde olduğu, buna göre 4595 m² yüzölçümlü tapu kaydının toplam 26006,15 m²’lik yere revizyon gördüğü, ne var ki, dayanak kaydın bir sınırı orman okuduğundan miktarı ile geçerli olduğu, taşınmaz her ne kadar eski tarihli memleket
haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan alanda gösterilmiş ise de, yukarıda belirtilen bilirkişi raporları ve mahkeme gözlemi ile belirlenen niteliğine göre taşınmazın eylemli orman olduğu, çevrede başka ormanlık alanda bulunmadığına göre revizyon tapu kaydının bir sınırında okunan ormanın davalı parsel olduğunun kabulünün gerektiği, kaldı ki, miktarı ile geçerli olan kaydın zaten miktarının çok üzerinde revizyon gördüğü ve kaydın uygulandığı dava dışı 17 ve 18 sayılı parsellerin kayıt malikleri adına tespit ve tescil edildiği anlaşıldığına göre, kayıt miktar fazlası olan ve eylemli olarak da orman örtüsü ile kaplı bulunan taşınmazda zilyetlik koşullarının da bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi”ne değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından vekâlet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması yapılmış, 07/11/1975 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 16/10/2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dava tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Mahkemece Hazinenin davasının kabulüne karar verildiği halde tapu iptal ve tescil yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, 6100 sayılı H.M.K’nun 297. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemiyeceği, somut olayda; Hazinenin davasının kabul edilmesine karşın davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.