Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15563 E. 2013/754 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15563
KARAR NO : 2013/754
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 311 parsel nolu 43900 m2 yüzölçümlü taşınmaz, … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından imar ve ihya edilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığı ancak, bu gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde, zilyetlikle mülk edinilemeyceği gereçesiyle, belgesizden, sulu tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. 381 parsel nolu 27700 m2 yüzölçümlü taşınmaz, 301 parsel nolu 20000 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile bir bütün olduğu, taşınmaz bütününde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu, 1617 sayılı Kanunda öngörülen 20000 m2 sınır dikkate alınarak, 301 nolu taşınmazın … evlatları …, … ve … adına tescil edilmesi gereğinden söz edilerek, 301 nolu taşınmaz, belgesizden, sulu tarla niteliği ile mezkur kişiler adına, 381 nolu parsel, miktar fazlası olarak Hazine adına belgesizden sulu tarla niteliği ile tesbit edilmiştir. 307 parsel nolu 24450 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kadim mera olduğu belirtilerek mera olarak sınırlandırılmıştır. 310 parsel nolu 55400 m2 yüzölçümlü taşınmaz, … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından imar ve ihya edilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığı ancak, bu gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde, zilyetlikle mülk edinilemeyceği gereçesiyle, belgesizden, sulu tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. 308 parsel nolu taşınmaz, kadim mera olduğu belirtilerek mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, kadastro tesbitinden önce Hassa Asliye Hukuk Mahkemesinde, kadastro sırasında 311 parsel numarası ile sınırlandırılan taşınmaza yönelik olarak tescil davası açmış, 1974/83 E., 1979/41 K. sayılı ilâmla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı …, 08.04.1975 tarihli dilekçe ile, Asliye Hukuk Mahkemesinde, … Köyü Tüzel Kişiliği’ne karşı, zilyetliğe dayalı olarak müdahalenin men’i davası açmış; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün davalı köy tarafından temyizi ile, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.5.1980 tarih, 1980/5018 E., 1980/5194 K. sayılı kararı ile taşınmazın, mera olup olmadığının gereği gibi araştırılmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi ile dava, asliye hukuk mahkemesinin 1981/17 E., 1981/134 K. sayılı kararı ile
kadastro mahkemesine devredilmiştir. Davacı … bu kez, 311 parsel nolu taşınmazın, kadastro tesbitine itiraz ederek, kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Davacı …, tapu kaydına dayanarak, … Köyü 301, 307,308,310,311,381 nolu taşınmazların ibraz edeceği veraset ilâmına göre mirasçılar adına tesciline karar verilmesi istemiyle kadastro tesbitine itiraz etmiştir. Davacı …, vergi kaydı ve zilyetliğe dayanarak, çekişmeli 381 parsel nolu taşınmazın, kendisi ve kardeşleri … ve … adına tesciline karar verilmesi istemiyle kadastro tesbitine itiraz etmiştir. Müdahil davacı …, zilyetliğe dayanarak, çekişmeli 311 parsel nolu taşınmazda … dışında kendisinin de zilyetliğinin bulunduğunu, ortaklaşa sürdürdükleri zilyetlik nedeniyle, adlarına müştereken tescili istemiyle davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, 311 parsel nolu taşınmazın mera niteliğinde olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı, dayanılan tapu kaydının taşınmaza uymadığı gerekçesiyle bu parsele yönelik olarak açılan davaların reddine ve 311 nolu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına, 307 nolu taşınmaz yönünden feragat vaki olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine ve 307 nolu taşınmazın tesbit gibi mera olarak sınırlandırılmasına, 308, 310 ve 301 nolu taşınmazlara yönelik davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle bu parsellere yönelik davanın reddine ve 308 nolu taşınmazın tesbit gibi mera olarak sınırlandırılmasına, 310 nolu taşınmazın tesbit gibi tapuya tesciline, 301 nolu taşınmazın tesbit gibi tesciline ancak, tesbit malikleri ölü olduğundan mirasçıları adına tesciline, 381 nolu taşınmazda davacı … ve kardeşleri yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu, dayanılan vergi kaydının sabit sınırlı olmadığından miktarına itibar edilmesi gerektiği, yargılama sırasında 3402 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle bu Kanunun uygulanacağı, bu durumda sulu arazide 40 dönüme kadar kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilebileceği, 301 nolu 20000 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı ve kardeşleri adına tesbit edildiği dikkate alınarak, 27000 m2 yüzölçümlü 381 nolu taşınmazın 20000 m2’lik bölümünde zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı ve kardeşleri yararına oluştuğu, davacı tarafça dayanılan 1958 tarih 639 tahrir nolu vergi kaydının, 301 ve 381 nolu taşınmazları kapsadığı dikkate alınarak, 381 nolu taşınmazın kalan 7700 m2 yüzölçümlü bölümü yönünden de zilyetllikle mülk edinme koşullarının davacı ve kardeşleri yararına oluştuğu gerekçesiyle Kilis Kadastro Komisyonunun 21.05.1984 tarihli 984/114 nolu kararının iptali ile davanın kabulüne ve 381 nolu taşınmazın davacı … ile kardeşleri … ve … adına tesciline, ancak ölü olduklarından mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından 311 nolu taşınmaza yönelik olarak, davalı Hazine tarafından 381 nolu taşınmaza yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 311 nolu parsel yönünden temyiz eden gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşmadığına, 381 nolu parsel yönünden adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı …’a yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.