YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1897
KARAR NO : 2012/8590
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2011 gün ve 13360-55 sayılı kararında özetle : ” Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 257 ve 101 ada 633 parsel sayılı sırasıyla 5024777 m2 ve 9970165 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliği ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … bu taşınmaz içinde 1937 tarih 89/25 tahrir numarasında vergiye kayıtlı tarlasının kaldığını, davacılar … ve arkadaşları ise bu taşınmazlar içinde 50 dönümlük zilyetliklerinde bulunan zeytinliklerinin kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Davacı … ise zilyetliğinde bulunan bir çok parça taşınmazların Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tescili için asliye hukuk mahkemesinde dava açmış, dava ettiği taşınmazların 102 ada 257 ve 101 ada 633 parseller içinde kalması ve orman niteliğinde olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.01.2006 gün ve 2005/8735-2006/449 sayılı kararı ile davanın devamı sırasında kadastro yapıldığı ve taşınmazlara tutanak düzenlendiğinden 3402 sayılı Yasanın 27/1.ve 26/son maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilerek dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine aynı parsellere karşı açılan bu üç dava birleştirilerek görülmüştür.
Mahkemece, … ve … tarafından açılan davaların reddine, … ve arkadaşları tarafından açılan davanın kabulüne ve dava konusu 102 ada 257 parselin krokide (P) = 24.447,07 m2 kısmının tespitinin iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, Çamlıbel köyü 101 ada 633 ve 102 ada 257 parsellerin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından (M) ve (N) bölümlere, davalı Hazine tarafından ( P) bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) Davacı …’ın, dava konusu Çamlıbel köyü 101 ada 633 parselin krokide (M) ve 102 ada 257 parselin krokide (N) ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada; orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkında usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Davalı Hazinenin dava konusu 102 ada 257 parselin krokide (P) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
– 2-
2012/1897-8590
Mahkemece, krokide ( P) harfi ile gösterilen temyize konu taşınmazın, orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek, davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi Kamil Çopur’un raporunda, çekişmeli taşınmazın doğal eğiminin % 30 olduğu, teraslama ile %10’a düşürüldüğü,
1960 tarihli memleket haritasında çalılık simgeli yeşile boyalı alanda kaldığı bildirilmiştir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1/1. maddesi gereğince orman sayılan yerdir. 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesinde “Üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağı.” şeklinde tanımlanmış ve yine aynı yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 26/j maddesinde ” Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağını” aynı maddenin 2. fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” öngörülmüştür. Ayrıca 02.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların her zaman yapılabilecek orman kadastrosunda da orman sınırı içine alınabileceği öngörülmüştür. Tüm bu bulgular, yasa ve yönetmelik maddelerine göre taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, mahkemece yasa ve yönetmelik hükümleri yanlış değerlendirilerek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu sonucuna vararak, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, 102 ada 257 parselin (P) bölümü hakkında hükmün 1. bendinde kişi adına tescile karar verildiği halde, kalan bölümü hakkında sicil oluşturulmaması ve hükmün 2.bendinde tamamı hakkında tespit gibi tescile karar verilmesi çelişkili olup bozma nedenidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’ın 101 ada 633 parselin (M) ve 102 ada 257 parselin (N) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümler hakkında verilen hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine nin 102 ada 257 parselin (P) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA karar verildiği”şeklindedir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın reddine, çekişmeli 102 ada 257 parselin tespit gibi orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 06/06 /2012 gününde oybirliği ile karar verildi.